|
Psikolojisi
bozulanın ya karnı ağrıyor ya başı...
Ruhsal
sıkıntısını dile getiremeyen kişiler, bu sorunlarını ağrılarla
dışa vuruyor. Kocası eve geleceği sırada başı ağrıyan kadının,
eşiyle ilgili problemleri olabileceğine dikkat çeken uzmanlar,
psikolojik sorunlarını paylaşanların fiziksel sorunlardan
uzaklaştığını belirtiyor. Bir yeriniz ağrısın istemiyorsanız,
siz de sıkıntılarınızı dile getirin...
Sabah
Herhangi bir fiziksel hastalığı
olmadığı halde fiziksel yakınmalarla hastaneye başvuran hastaların
sayısı giderek azalıyor. Ruhsal sıkıntıları dışa vurmanın
uzun yıllar tabu olduğu Türk toplumunda, bu sıkıntılarını
dışa vuramayan insanlarda ortaya çıkan ve kişinin ruh sağlığını
tehdit eden "somatizasyon" (ruhsal hastalıkların fiziksel
hastalık şeklinde dışa vurumu) gün geçtikçe azalıyor. Çeşitli
ekonomik ya da toplumsal nedenlerle, yaşamından mutlu olmayan
kişilerde sıklıkla görülen somatizasyon bozukluğu konusunda,
Türkiye'de önemli çalışmalar yapan Bakırköy Ruh Sağlığı ve
Hastalıkları Hastanesi başhekim yardımcısı Prof. Dr. Kemal
Sayar ile görüştük. Ruhsal sıkıntıların, bunalımların çeşitli
toplumsal sebeplerle bedensel rahatsızlıklar olarak ifade
edilmesi anlamına gelen somatizasyon için Prof. Dr. Kemal Sayar:
"Tıpta meydana gelen gelişmeler bize ruhun bedene, bedenin
de ruha kenetli olduğunu gösterdi. Ruhsal hayatımızdaki herhangi
bir değişiklik bedensel işleyişimizi bozuyor, bedensel rahatsızlıklar
da depresyona neden olabiliyor. Ruh ve beden etkileşimini
inceleyen psikosomatik tıp dalı, işte bu bedenin ruhu, ruhun
bedeni nasıl etkilediğini araştırıyor. 'Neden canımız sıkıldığında
başımız ağrır, moralimiz bozulduğunda midemiz bulanır' gibi
sorulara yanıt aramak için dünyada pek çok çalışma yapılıyor.
Biz de çalışmalarımızı Türkiye'de sürdürüyoruz" diyor.
DEPRESYON AYIP DEĞİL
Psikolojik kökenli ağrılar ve diğer fiziksel problemler şeklinde
ortaya çıkan somatizasyon bozukluğu; işte verimsizleşme, eğitime
devam edememe, sosyal aktivitelere katılamama ve ailevi sorunlar
ile baş göstererek, kişiyi hayata bağlayan en güçlü bağlarının
kopmasına neden oluyor. Somatizasyonun özellikle doğulu toplumlarda
çok yaygın olarak görüldüğünü ifade eden Kemal Sayar, bu farklılığı
şöyle açıklıyor: "Batılı toplumlarda insanlar ruhsal sıkıntılarını
sözle ifade edebiliyorlar. Oysa, Türkiye'de insanlar ruhsal
sıkıntılarını anlatmak için "depresyondayım" ifadesini kullanmazlar.
Bizde psikiyatrik bir problemi söze dökmek ayıp sayılıyor.
Bedensel dille ifade edildiğinde daha çok kabul görüyor. Ama
artık Türkiye'nin batılı toplumlara giderek artan yakınlığı
ve kırsallığın giderek azalması, psikolojik rahatsızlıkların
ifade edilebilmesini sağlıyor. Modern toplumlarda olduğu gibi,
insanlar ruhsal sıkıntılarını daha rahat dile getirebiliyorlar."
SORUMLULUKTAN KAÇIŞ MI?
Somatizasyon bozukluğunun kişinin toplumsal yaşamına etkileri
ile ilgili olarak Sayar şöyle diyor: "Bu insanlar çok sık
işten kaçarlar. Çünkü somatizasyon onlara ev işlerinden ve
günlük hayattaki işlerinden kaçmak için bir bahane sağlar.
Aile de, artık o insana işlevsiz gözüyle bakar. Çok ciddi
bir şeyi olmadığı halde, bir türlü hastalıktan kurtulamazlar,
böylece hayatın getirdiği sorumluluklardan kaçarlar." Dr.
Sayar, somatizasyonun kişinin toplumsal ve aile yaşamından
kaynaklanan sorunlarla ortaya çıkabileceğini söyleyerek şöyle
diyor: "Sosyo-ekonomik durumu kötü ya da aile içi problemleri
olan kişilerde somatizasyon yaygındır. Bir kadının başı, kocası
eve geleceği sıralarda ağrımaya başlıyorsa, kocası alkolikse
ve sürekli kadını dövüyorsa, mutlaka psikosomatik bir bağlantı
vardır. Yaşlılar da etrafındakilerin sürekli kendileriyle
ilgilenmesi için bedensel yakınmalara başvurur."
BEŞ - ALTI AYDA TEDAVİSİ
MÜMKÜN
Organik bir hastalığı olmadığı halde kişinin bedeninin çeşitli
bölgelerinde ağrı hissetmesi, mide ve bağırsak problemleri
yaşaması, nörolojik belirtiler, mesela kişinin bayılması,
vücudunun herhangi bir yerine felç inmiş gibi hissetmesi ve
ya da cinsel rahatsızlıklarla kendini gösteren somatizasyon
bozukluğunun Türkiye'de yüzde 2 - 2.5 gibi bir oranda görüldüğünü,
ama ileri boyutlarda olmayan somatizasyonun depresyon hastalarının
yüzde 60 70'inde görüldüğünü ifade eden Prof. Dr. Sayar, hastalığın
tedavi aşamasını şu sözlerle açıklıyor: "Bu hastalar bedensel
belirtilerini gündeme getirerek, onun arkasında yatabilecek
ruhsal sıkıntılarını gizlemek isterler. Bu hastalara anlayışla
yaklaşıp, kendisini anladığınızı, ama bu belirtilerin psikolojik
faktörlerden kaynaklanabileceğini düşündüğünüzü söylemelisiniz.
Kısa süren bir fiziksel muayeneden sonra hastayı ruhsal çatışma
noktalarına yönlendirip, çatışmaları çözümlemeye çalışıyoruz.
Ciddi somatizasyon bozukluğu olan hastalarda, tedavi beş -
altı ay sürebilir ama hastalığın tamamen düzelmesi mümkün.
Bunun için bir uzmana başvurulması yeterli."
|