|
Türkiye'nin
psikoanalizi
Altemur Kılıç, Yeniçağ
20.09.2008
Geçen akşam, ART Televizyonu'nda
Dilşat'ın "Satırlararası" programında, Psikiyatrist Doçent
Dr. Kemal Sayar'ı dinledim... Hocanın söyledikleri, ülkenin,
şu sisli, zulmetli havasında bir "aydınlıktı" . ... "Aydınlık"
dedim; gerçek "aydınlık" ... Dr. Sayar, alıştığımız, bugünkü
"aydınlar" gibi konuşmuyor, laflarını dolandırmıyor. Açık
seçik, hepimizin anlayabileceği şekilde konuşuyor... Bu programı,
herkes, hele şu bağlamda, dinleyebilseydi!.. Zira toplum olarak,
bir psikanalize ihtiyacımız var! Keşke, ART, bu programı bir
defa daha tekrarlasa!
Kökü dışarıda değilDoktor Sayar'ın
ayrıcalığı, bence bu ülkenin gerçek bir "vatanseveri" olması
ve toplumu tanıması. Kendisine, "milliyetçi" dersem, acaba
yadırgar mı? Zira "milliyetçi olmak" adeta mahcubiyet konusu
oldu!
Önce bu konuda Dr. Sayar'ın
bir tespitini aktarmaya çalışayım: Diyor ki: "Birçok kavramlar
gibi 'sol-sağ'vb. 'milliyetçilik'kavramının da, dışarıdan
'ithal'olması yanlıştır." Bu sözlerin "mefhumu muhalifinden"
, sayın doktorun öz "Türk milliyetçisi ve vatanseveri" olduğunu
anlıyoruz. Dr. Sayar ülkenin birçok güncel sorunlarını, mesela
"yolsuzluklar" sendromunu da psikolog-psikiyatr gözüyle inceledi.
Bundan başka çocukların, gençlerin
ruh sağlıklarını bozan, internet-TV ve filmlere dokundu...
Bunların, şiddet telkin ettiğini ve heveslendirdiğini ve küçük
yaştaki çocukların "sanal âlem" le gerçek dünyayı karıştırmalarından
doğan, bazı sonuçlarını ortaya koydu! Çocuklar internet oyunlarını
gerçek sanarak, kendilerini ve arkadaşlarını öldürmeye kadar
varabiliyorlar...
"Uçabileceklerini" sanarak kendilerini
"Süpermen" gibi balkonlardan aşağıya atabiliyorlar... Bir
dostumuzun oğlu aynen böyle yaptı.
Dr. Sayar iç politikayı olduğu
gibi, dünya siyasetini de, psikanalizden geçirdi. Velhasıl
onu muhakkak dinlemek gerek. Hepimizin, özellikle politikacıların,
onun psikanaliz koltuğuna yatmaları ne kadar faydalı olur!
|