En
son eklenenler:
Ruhun
gözyaşları
'Çocuklar da evlenip gittikten sonra' diyor
karşımdaki acılı yüz, 'hayatta tutunacak bir şeyim kalmadı.
Gün be gün kedere gömüldüm'. Bu sözler bir gazete kesiğinin
üzerinde asılı duruyor. Belleğin tavan arasına kaldırılmış ve
karşılaşılan yeni bir cümleyle yeniden hayata karışan onlarca
yüzden ve sözden bir tanesi. |

Şiddetin
psikopolitiği ...
Eric Hoffer, dilimize 'Kesin İnançlılar'
adıyla çevirilen kitabında, hayal kırıklığına uğramış ve tatmin
bulamamış kişilerin, anlamsız buldukları hayatlarına bir önem
ve anlam duygusu katabilmek için, kendilerini kolayca kurban
edebileceklerini yazar. Fanatik tutumları benimseyerek kendi
kimliğini grup kimliğinde eriten bu nevi bireyler, aslında kendi
benliklerinden kaçmaktadırlar. 'Kesin inançlı' kişinin elinde
onu esenliğe götüren bir vasıta olarak hakikat yoktur, o daha
çoğunu iddia eder, bütün hakikati kendi tekeline alır. Kitle
hareketlerinin çekiciliği de doktrin ve kabullerinden değil,
insanî varoluşun içine gizlenmiş endişe, yalnızlık ve anlamsızlık
duygusundan bir kurtuluş vaat ediyor olmalarından kaynaklanmaktadır.
Diğer yazılar
arşivdedir. Lütfen göz atın...
|
Her
şeyin bir anlamı var
Her şeyin bir anlamı var. Bana diyorsun ki
'bu dünya anlamsız ve ben burada olmayı kendim seçmedim'. Bu
sözcüklerde burası ile orası arasında asılı duran bir hayatın
izleri var. Yokluk ve varlık arasında yürüyen bir ip cambazının
hüneri var. |
BABAM
İÇİN...
Onüç Aralık İkibinyedi. O sabah, sevgili
babacığım Nuri Sayar’ı, bir hastane odasında kaybettim. O güzeller
güzeli babayı, o çalışkan, o hep vermiş ama hiç istememiş, o
hayat dolu insanı kaybettim |
Kırılgan
kızlar kulübü
Kırılgan kızlar ya terk edişin soylu dağında
bir münzevi olur, ya da hayata bir yerinden katılır ve içlerinde
zaman zaman nöbetler halinde dışarı vuran bir sızıyla yaşamayı
sürdürürler. |
Aşklar,
Melekler
Aynı fabrikada asgari ücretle çalışan birbirine
aşık iki gencin öyküsüdür bu. Bu ülkede mülksüzlerin en büyük
mülkünün aşk olduğunu, dünyaya otağ kuramayanların aşkın harcıyla
karılmış köşklerde yaşayabildiğini anlatan bir öykü.
|
Bu
Ülkenin Soylusu
Genç insanların yattığı bu klinikte, toplumun
en diptekilerinin öykülerini dinliyorduk, hayır dinleyip geçemiyorduk,
onların trajedisi bazen ruhumuza çöreklenip kalıyordu. |
Melekler
Katı
İnsan ruhunun kasvetli bir koridora açılan
pencereleri olduğu gibi, şefkat ve merhametin ışıklı koridorlarına
açılan pencereleri de var. |
Aşkın
halleri
Aşkı konuşmak kolay da, onu olmak zor. Âşık
olmaktan söz etmiyorum, aşkı olmaktan ve oldurmaktan bahsediyorum.
Aşkla kanatlanmaktan, âlemi yukarılardandan kalb gözüyle görebilmekten. |
Küskünler
ve Kaplanlar
Kahır, saçlarına düşen ilk kırla küskün adamların
yüreğine yerleşir. Dünyaya küserek, kahrederek, ondan el etek
çekerek yaşamak, kırklı yaşlardan itibaren titizlikle sürdürülen
bir meslek olur. |
Kafesteki
adam
BİR AKŞAM SARAYIN BİR PENCERESİNDEN sokakta
akıp giden kalabalığı seyreden bir kralın gözüne, o kalabalığın
içinden bir adam takılmış. Sıradan bir insanmış bu. |
Kendi
önünüzden çekilin
Bir dostumla hoşbeş edip yemek yiyoruz. Bana
son zamanlarda dinlediği bir semineri ballandırarak anlatıyor.
'Kişisel gelişim' seminerlerinden bir tanesi daha. 'Senin aklında
ne kaldı bu seminerden?' diye soruyorum.'Kendi önümüzden çekilmemiz
lazım' diyor. Bingo! |
Türkiye'
de benliğin dönüşümü
Yaşadığımız yüzyılda artık, kimliğin sosyal
bir ürün olduğu ve “postmodern” toplumlarda tek ve istikrarlı
bir kişisel kimliğin üretilip sürdürülmesinin zorlaştığı dile
getirilmektedir. Benliğin kalabalıklaşmasını tarif etmek için
icat edilen “multifreni” kavramı, varlığın çoklu ve farklı potansiyellerinin
edinilmesine atıfta bulunmaktadır... |
Reklamlar çocuklar
ve oyuncaklar
Reklâmlar yetişkinlere hayat tarzı satar.
Bir ürünle hayatlarımızı dönüştürür, bir ürünü satın almakla
hayâl ettiğimiz kişi oluveririz. Reklâm ötekinin hasedi üzerine
bina edilir. Diğerlerinin benim üzerimde gördüğü mutluluğa tâlibimdir...
|
Söz nereye gitti?
Sözün günümüzde giderek geri çekildiğini,
şiirin de bu geri çekilişten payını aldığını söylemek çok bu
abartılı bir tespit olur? Kelimelerin dünyayı değiştirecek takatinin
kalmadığını söylersek maksadını aşan bir genellemede mi bulunmuş
oluruz? Zannetmiyorum...
|
Psikoterapi
nedir?
Psikoterapi, eğitimli bir kişi tarafından
emosyonel tabiattaki sorunları tedavi etmek maksadıyla psikolojik
vasıtalar kullanılarak yürütülen bir tedavi yöntemidir...
|
'Aşkın diyalektiğine'
derkenar
Gün geçmiyor ki aşka dair bir söz kulağımıza
çalınmasın. Ondan bu kadar çok söz edilmesi onu pek az bulmamızdan
mı? 'İnsan ilişki arar' der Fairbairn. Kelam-ı Kadim'i değiştirir
bazıları, 'önce ilişki vardı' derler... |
BENLİK: O yakın soru,
o uzak ülke
Bu yazıda birkaç başlık altında benlik nedir
ve yaşadığımız yüzyılda benliğin temel meseleleri nedir suallerine
cevap aramayı umuyorum. Kültürden ve tarihten bağımsız bir benlik
fikri olabilir mi sorusunu cevaplamaya çalışacağım...
|
|
|