|
Erkekler
dile gelse
Alaton Gratch'den özetleyen
Seçil Uysal
Yazar, kitabında erkeklere ait
7 özellikten bahsetmektedir.
1. Utanç (Erkekler ağlamaz)
Erkekler bir konuda bilgi vermediklerinde, cümleleri yarım
bıraktıklarında ya da bir şeyi kaçamak bir şekilde ifade ettiklerinde
büyük olasılıkla utançtan kaçmaya çalışıyorlardır. Utanç,
bilinçli olarak yaşanıyor ve bu konuda konuşabilmenin bir
yolunu buluyorsak sorun yoktur. Sorun genelde utandıklarının
farkında olmadıkları zaman vardır. Erkekler farkında olmadıkları
utanç duygusunu eşlerine yansıtırlar. Kadınlarda ise aşırı
bir utanç kapasitesi vardır. Sonuç olarak asıl sebep bilinmeden
yıkıcı tartışmalar sarmalına giren ilişkiler ortaya çıkar.
Kadınlar çaresiz kurbanlar gibi gözükse de bir süre sonra
asıl kurban kişinin kendisi olur.
Yazar, erkeklerde var olan utancı
yenmek için üç teknikten bahsediyor: Aptalca sorular sormak,
gülmek ve düşünmek. Bu teknikler sevginin türevidir. Sevgi
duygusu utanç duygusunu aşabilir, hatta iyileştirebilir. Daha
kalıcı bir iyileşme için bu sevginin içselleştirilmesi ve
kendini sevme biçiminde yeniden düzenlenmesi gerekir.
2. Duygu Yokluğu (Ne Hissettiğimi
Bilmiyorum)
Erkekler artık açılmaya daha fazla ihtiyaç duyuyorlar ama
konuşma içerikleri eskisinden farklı değil, genelde duygulardan
yoksun ifadeler kullanıyorlar. Erkeklerin yıkıcı bir olayla
karşılaştıklarında tahammül edebilme yeteneklerinin kadınlara
oranla daha fazla olmasının nedeni, ruhsal acıdan korkmaları
ve ıstıraplarını felsefeye ya da etkinliklere dönüştürmeleridir.
Bu, onlara bazı avantajlar sağlamaktadır. Örneğin, stres altında
soğukkanlı ve net bir düşünme yeteneğine sahip olmak erkeklere
iş hayatında pek çok avantaj getirir.
Erkeklerin bir şey hissettikleri
ender durumlarda onları dikkatle dinlemek gerekir. Erkekleri
incelikle rahatlamaya davet edebilirsek taş duvarlar geçirgenleşir
ve erkekler konuşmakla kalmaz, şair bile olurlar.
3. Erkeklere Özgü Güvensizlik
(Üstte Olmaktan Yoruldum)
Erkekler çocukluk dönemlerinde bir yandan annelerini tutkulu
bir şekilde sever, diğer tarafta ise babası kardeşleri, televizyon
ona sürekli "erkekler serttir, duygularını kontrol et ve kızlarla
oynama" gibi mesajlar verir. Çocuk, annesinden uzaklaşırken
annesinin verdiği kadınsılığı taşımaya devam eder. Ama erkeklerin
dışsal ve içsel baskıları varlığını devam ettirir. Sonunda
çocuk, annesinin verdiği kadınsılığı bilinçdışının dile getirilemeyen
dünyasına gönderir. Bu, bilinçdışındaki kadınsılıkla baş etme
biçimi, erkek gelişiminin merkezini oluşturmaktadır. Bu açıdan
bakıldığında erkeklerin duygu yoksunluğu kendi kadınca arzularına
karşı koruyucu bir panzehirdir
Erkeklerin sorumluluklarından
kurtulma isteği, bilinçsiz olarak sevinç göz yaşları da dahil
gözyaşı dökmenin yasak olmadığı, anneyle birlikte duran o
zamana dönme arzusunu temsil eder. Oysa erkekler başarılı
olmalıdır ve sahnede olmayı sürdürmeleri beklenmektedir. Psikolojik
iktidarsızlık, erkeğin erkeklik kalkanlarını indirip dinlenecek
kadınca bir yer bulmak için duyduğu gizli arzuyu temsil eder.
Birçok evlilikte erkekler düşünür,
kadınlar ise hisseder. Görüntüde çiftler birbirlerinden şikayet
etseler de erkeğin sakin ve mantıklı kalmasını sağlayan şeyi
kadının histerisidir. Onun asıl korktuğu şey, dışarıdaki değil,
içindeki hisleridir. Kadın ise "duyguları" olan bir eş istemesine
rağmen aslında duygularla uğraşma işinden hoşnuttur. Onun
istemediği şey, düşünmek, iş kararları vermek ve erkek işleri
yapmaktır. Erkeğin hisseden, onaylayan; kadının ise düşünen,
para kazanan, aileyi geçindiren figürleri üstlendiği çiftlerde
erkek kadın bölünmesinden bahsederiz. Bu çiftin kadını, kendisini
himaye edecek bir erkek istediğini erkeği ise daha duyarlı
ve kabullenici bir kadın istediğinin belirtir. Ama sorun,
doğru eşi bulmakla çözümlenmez. Çözüm, kişinin kendisinin
doğru eş hâline dönüşmesidir. Erkekler, zarif, duyarlı gibi
gözükmeseler de eylemleri ve bazı belirtiler aslında böyle
davranmak istediklerini gösteriyor. Ama buna ancak kendi insiyatifleri
ile ararlarsa ulaşabilirler. Buna bir kadının doğrudan etkisi
altındayken ulaşmaları beklenemez. Kadınların ikili ilişkilerinde
yapması gereken ilk şey, erkeğin içine kadını yerleştirmek
değil, onun erkekliğini kabul etmektir.
4. Kendine Dönüklük (Beni
Gör, Beni Duy, Beni Hisset, Bana Dokun)
Çek yazar Milan Kundera "Erkeğin kendi türü içindeki hayatının
tamamı, başkalarının dikkatini çekme mücadelesidir." der.
Gerçekten de erkeklerin erkek olduklarını bilmesi onları rahatlatmaz.
Bunu tüm ilgililere (özellikle de ilgili olmayanlara) herkesin
içinde göstermesi gerekir. Erkekler, cinsel anlamda ve iş
hayatlarındaki başarısızlıklar yüzünden, kadınlar ise fiziksel
görünüşlerinden ve sosyal ilişkilerden dolayı kendilerini
yetersiz hissederler. Bu nedenle erkeklerin kendine dönüşü
falliktir. Kendine dönüklük, ancak uçlarda yaşandığı zaman
patolojiktir. Sağlıklı bir öz-sevgi dozu, bilinçsiz olarak
yaşanan kendinden nefret duygularına karşı bir savunma dahi
olsa bizi kendimize özen göstermeye ve işte performansımızı
yükseltmeye yönlendirmesi bakımından önemli bir şeydir.
Bazı erkekler, narsizmini saklarlar.
Bu, bizi ve kendilerini bir aldırmazlık uykusuna daldırır.
Anti-narsistler diyebileceğimiz bu grup, gizliden gizliye
yaşadıkları mutlulukları ile başkalarını kendilerine borçlu,
suçlu veya kötü hissettiren profesyonel şehitlerdir. Gözüken
inanılmaz kibarlıklarının altında inanılmaz öfkeleri vardır.
Narsizm ve utanç arasında yakın
bir ilişki vardır. Büyüklenmek esas olarak utanç duygusunu
yaşamaktan kaçıştır. Erkeklerin kendine dönüklüğünde ilk aşamada
ona ulaşmak için empati kurmak gerekir. "Onu görün, onu duyun,
ona dokunun, onu hissedin, ona nasıl seveceğini hissetme konusunda
model olduğunuzu düşünerek kendinizi rahatlatın." İkinci aşamada
erkeğin kendine dönüklüğünü tanımlamak, onunla yüzleşmek ve
onu eğitmek gerekir. Son aşamada ise kendine dönük erkeğin
ne ekerse onu biçeceğini bilmesi gerekir. Bu aşamada onun
empati kurması gerekmektedir. Ama narsist, kendi acısının
dilinden anlar. Bu nedenle onu eleştirirken yarasına basmak
gerekir. Kendine dönük erkeğe direkt ve vurucu olmak gerekir.
Çelişkili şekilde erkek kendini bunları kaldırabildiği için
bir kahraman gibi hisseder. Kendine dönük erkeğin, bütün ilişkilerinde
almaktan çok vermenin mutlu ettiğini anlaması gerekir.
5. Saldırganlık (Sana Patronun
Kim Olduğunu Göstereceğim)
Erkekler biyolojik olarak saldırganlığa daha yatkındır. Erkek
saldırganlığı, kendine özgü güvensizlik çatışmasının bir sonucudur.
Saldırgan erkeğin hedefi, "hasmını" hazırlıksız yakalamak
ve onu "kadın" boyun eğmeye mahkûm etmektir. Saldırgan tavırları
olan birisi ile karşılaştığınızda saldırganı sınırlarınızı
belli eden bir ilkeyle bilgilendirmeli ve ilkeniz ihlal edildiğinde
harekete geçmeye hazır olduğunuzu belirtmelisiniz. Erkeğin
saldırganlığını azaltmak istiyorsanız birçok kadının çok iyi
becerdiği gibi onun güçlülük duygusunu artırmanız gerekir.
Erkeğin bir başarısı için hayran olup onu sevmek, kendisini
güçlenmiş hissetmesini sağlayacaktır.
Bazen saldırganlık bizim beklediğimiz
gibi değil, sonsuz bir nezaket içinde gelir. İlişkilerde erkekler
yadırganacak kadar uyumlu ve coşkulu olduklarında aslında
bu da bir saldırganlık olarak tanımlanabilir. Burada erkek,
adımlarına karşılık görmediğinde bunları anlamazlıktan gelir
ve geri adım atmaz. Onun yerine stratejik kibarlığına kilitlenir
ve karşı tarafı suçluluk duygusuna boğan sevgi gösterilerine
devam eder.
Erkeğin erkekle çatışmasını
kendine özgü çoğunlukla daha rekabetçi ve savaşçı bir şekildedir.
6. Kendine Dönük Yıkıcılık
( Kendimi Öylesine Yenik Hissediyorum ki)
Kendine dönük yıkıcılığı olan birçok erkek, aşırı erkekçedir.
Bu erkeklerin aslında etrafında çok fazla kadınlık olmuştur.
Ve şimdi de içlerinde çok fazla kadınlık vardır. Daha çok
anne-baba ile ilişkisi olan kendine dönük yıkıcılık, her yerde
hazır ve nazır olan kontrolcü bir anneye, "elveda" varolmayan
sorumsuz bir babaya "merhaba" deme girişimidir.
Kendine dönük yıkıcılık, depresyonun
birinci derece kuzenidir. Her ikisinde de kişi kendisi için
önemli bir kişiye beslediği kabul edilmesi imkânsız olumsuz
duygularla mücadele eder ve sonunda bu duyguları kendisine
yöneltir. Fark ise kendine dönük yıkıcılıkta kızgınlıktan
çok öfke taşıması ve kişinin bunların içinde tutamayacak kadar
zayıf olmasıdır. Kişi, dış dünyaya olumsuz duygularını göstermeye
zorlandığını hisseder.
En kötü ebeveynler için bile
çocuğunun iyi olduğunu görmek, en büyük ödüldür. Kendine dönük
yıkıcılığın çelişkili ve en sorumlu yönü burasıdır. Saldırganlık
kişinin özüne yönelirken ebeveyne karşı düşmanca niyetler,
saldırganlıktan daha güçlü bir şekilde varlığını korur. Kişi
"kaybeden" olur ve kendisini mutlu görmekten başka bir şey
istemeyen ebeveynini ve onların yerinin tutan kişileri de
cezalandırmış olur. Böylece kaybederek kazanmaya çalışır.
Bazı insanlarda kendin dönük yıkıcılık, kendi saldırganlığını
kendisine yöneltmekten çok misilleme görme korkusuyla başkalarına
saldırganlık gösterme isteksizliği olarak ortaya çıkabilir.
Üzücüdür ki kendine karşı yıkıcı
olan bir erkekle baş etme yolları hakkında söyledikleridir.
Terapist ya da eş ilk olarak tercüman olmalıdır çünkü kendine
karşı yıkıcı erkekler duygularını sözcüklerle değil, davranışlarla
gösterirler. İşin zor olan yanı ise bunu gerçekten duymak
istemeyen kişiyi tercümeyi geri iletmektir. Davranışı yorumlarken
öfkelenmemek gerekir. Bu özellikle baş ederken umursamazlık
becerisini geliştirmek büyük önem taşır. Kendine dönük yıkıcılıkta
kişi, bilinçsiz olarak başarılı olmak istemez. Yardım etmek
için hiçbir şey yapmamak gerekir. Bu önemlidir ve çok zordur.
Kendine dönük yıkıcılığı olan bir erkekle yakın teması olan
bir kişiye verilebilecek ikinci tavsiye ise "kendine yardım
et ve bir hayat edin." dir. Bu erkekleri alt etmek için en
iyi zaman, yeni doğdukları zamandır. Diğer zamanlarda dinlemezler.
Onları en zayıf anlarında eleştirerek "aslında bunların altından
kalkabilirsin" mesajı hedeflenir. Ona yol gösterilebilir ama
asla sorumluluklar üstlenilmemelidir.
7. Cinsel Eylemleme ( Şimdi
Seks İstiyorum)
Yazar,cinsel eylemlemenin diğer altı özelliğin yoğun bir özeti
olduğunu bu nedenle en sonda incelendiğini belirtiyor.
UTANÇ
Erkekler seksle ilgili utançlarından utanç duyarlar.Cinsel
konularda utanç duymadan 'itiraf edebilmek' terapide de terapi
dışında da erkeğin en büyük dertlerinden biridir.Erkekler
genel hayatta incinmekten, basaramamaktan utanç duyarlar,yatak
odasında ise bir sevgili olarak iyi iş yapamamaktan veya farklı
bir pozisyonun fantezisini kurmaktan utanırlar.Erkeklerin
seks konusundaki utanç duygusundan kurtulmasını istiyorsanız,kendi
cinselliğiniz hakkında konuşacak kadar rahat olmanız gerekmektedir.
DUYGU YOKLUĞU
Erkeklerin kendilerini kadınlara yakınlaşma duygularından
uzaklaştırmak için başvurdukları yöntem kadınları nesnelleştirmektir.Bazı
erkekler ise pornografi nesnelerine gerçek insanlarmış gibi
davranarak onları öznelleştirir.Bunlar birbirine zıt değil,tek
ve aynı şeydir.İkisi de erkeklere kadınlardan tamamen vazgeçmeden
-kadınlardan-çok önemli bir meta olan duygusal bir alanı satın
almayı sağlar.Bunu örneklerken.çoğu erkeğin gerçek eşleri
ile sevişirken hayali kadınlar ile ilgili fanteziler kurmasını
kullanabiliriz. Cinsellikte duygu yokluğu var ise partneri
dinlemek gerekir.Ama kendi duygularımızı gündeme getirmeden
öncelikle onu dinlemek ve birlikte neler yapılabileceğini
planlamak gerekir. Cinsel eylemleme bir savunmadır ve erkekleri
bazı çelişkileri hissetmekten korur.
ERKEĞE ÖZGÜ GÜVENSİZLİK
Çoğu erkekte eşcinsel potansiyel olmakla birlikte bütün erkeklerde
lezbiyen potansiyel vardır,yani kendilerini bir kadını seven
bir kadın tarihsel ifadeyle,annesini seven bir kız olarak
yaşama kapasitesi vardır. Bu tür bir özdeşleşme korku ve öfke
yaratabilir.Anneyle ilgili bu bilinçsiz çatışmalar erkeğin
cinsel yaşamın etkileyebilir.Örneğin yatakta onunla aynı şeyi
yapmak istemeyen partnerine öfkelenir,birisine bağlandığında
başka kadınlardan vazgeçmek zorunda olasın eşinin hatasıymış
gibi öfkelenir ve korkar.
KENDİNE DÖNÜKLÜK
Erkeklerin masturbasyon yapmaları otoerotik bir davranıştır
ve cinsel kendine dönüklüğün çok iyi bir örneğidir.Kendine
dönük erkeklerin başarılı bir şekilde otoerotik alanlarından
uzaklaşması; erkekleri açık bir duygusallıkla korkutmayan
ve kazanabilecekleri kışkırtıcı bir mücadele ortamı sunan
bağımsız bir kadının meydan okuması ile mümkündür.Kazanabilecek
olmaları başarısızlık duygularını engellemeye,meydan okumada
zafer tacının değerinin azalmasını önlemeye yarar. Narsist
kişi birisinin peşinden koşarken diğer kişinin kim olduğuyla
değil ,kendisini yeterince yüceltip yüceltmeyeceği ile ilgilenir.Narsist
kişiler çok itici olmadıkları sürece ,hatta bazen öyle olduklarında
bile son derece çekicidirler.Eğer yoğun bir fiziksel baştan
çıkarmayla karşılaşmışsak muhtemelen karşımızdaki insan olarak
sevilme ihtiyacından çok cinsiyeti nedeniyle hayran olunma
ihtiyacı duymaktadır.
SALDIRGANLIK
Saldırganlığımızla temas halinde değilsek ,o bize beklenmedik
yerlerde ulaşabilir.Eşlerine karşı doğrudan bir saldırganlık
göstermeyen erkekler bunu kılık değiştirmiş seks arenasına
taşıma eğilimindedirler.Bu yöntemi kullandıklarında saldırganlıkları
gözden kaçabilir.Erkeklerin cinsel saldırganlığının büyük
bir bölümü erken yaşlarda anneyle kurulan güç dengesini tersine
çevirmeye yönelik bir girişimdir.Ama bunun bütünü anneyle
ilgili değildir,erkekler güçsüzlük duygusunu hissettikleri
anda cinsel olarak saldırganlaşma kapasitesine sahiptir.
KENDİNE KARŞI YIKICILIK
Kendine dönük cinsel yıkıcılık sorumluluktan,hayali ya da
anlık güvenlik alanına kaçış olarak görülebilir.Ama herhangi
bir şekilde çizmeyi aşarsanız fantezi gerçek olabilir ve o
noktada güvenli olmaktan çıkabilir.Seks bağımlısı olmak bu
duruma örnektir.Seks bağımlısı kendisini orgazm yoluyla fiziksel
incinebilirliğin inkarına ve üstünlüğüne adamış biridir.Seks
bağımlısı kişinin yıkıcılığı hem kendisine hem de çevresine
yöneliktir.Ona karşı gösterdiğimiz yardımsever çabalar çoğunlukla
boşa çıkacaktır.Bu nedenle onunla uğraşma nedenimizi iyice
incelememiz gerekir.
CİNSEL EYLEMLEME
Erkeklerin cinsel sorunlar geçmişin ve bugünün önemli ilişkileri
ilgili cinsel olmayan sorunları içerebilir.Bazen de tersi
olur erkekler duygusal problemlerinden bahsederken altında
cinsel problemler yatabilir.Sorunlara yaklaşırken bu gerçekler
görülmelidir. Çoğu erkeğin en büyük ihtiyacı hırpalanmış erkekliğini
onaylayacak kadar kadın,bastırılmış erkekliğini canlandıracak
kadar erkek , birisiyle ilişki kurmasıdır. Erkekler ve kadınlar
bu 7 özellik dışında çok benzerdir.Biraz sevgi ve epey çalışmayla
bu farklılıklar aşılabilir.
|