|

Biyografi
 
Kitaplar
 
Basından
 
Akademik
 
Bilimsel
Yayınlar
 
Denemeler
 
Konferanslar
 
İnsana
Dair >>>
 
Seçtiklerim
 
Alternatifler
 
İletişim
 
Ana
Sayfa

|
İnsana Dair ana sayfasına dönmek
için burayı tıklayın...
|
|
MEDYA ÇAĞINDA
İYİ ANNE BABA OLMAK
Hazırlayan Olcay Tüzün

- Etkili ebeveynler olabilmek
için bizim dışımızdaki kaynaklara - sosyal, kültürel ve
manevi kaynaklara- güvenmek zorundayız. Bu kaynaklar bizim
ebeveynliğimizi güçlendirebilmemiz, destekleyebilmemiz ve
yenileyebilmemiz için gereklidir. Çocuklarımız için (ve
bizim için) bakım etkinlikleri ve iyi amaçlar giderek azalmaktadır.
Son çıkan tüm ebeveynlik kitaplarını okuyabiliriz, internette
uzmanlardan yanıt almaya çalışabiliriz, çocuklarımızı geçindirebilmek
için fazlaca çalışabiliriz fakat nihayetinde bu yeterli
değildir. Bugünlerde, anlamlı bir dış kuvvet bizim ebeveynliğimizi
etkilemektedir. Biz bu gücün ne olduğunu anlayana kadar
da, iyi ebeveynlik için gücümüzü kaybedeceğiz.
- Bu güç kitlesel kültürdür.
Bu güç bizim dışımızda fakat çocuklarımızın ve bizim çevremizde
oluşmaktadır. Kitle, TV filmleri, müzik, radyo, video oyunları,
bilgisayar gibi eğlencelerle birlikte, oyuncaklar, kıyafetler
ve bunlar gibi sayısız aksesuarları da üretir, kültürün
geniş bir kısmı olarak bizim içinde bulunduğumuz ancak yaratmadığımız
ürünlerdir bunlar. bir market olarak algılanan bu kültür
aslen reklam işiyle uğraşanlar,çok uluslu medya eğlence
sektörü ve global anonim şirketler için devasa bir endüstridir.
Ben bunu endüstri ürünü kültür olarak adlandırıyorum. Bu
dev şirketlerin mesajları, kitlesel medya tarafından kitlelere
aktarılır. Dolayısıyla toplumumuza da medya çağı diyebiliyorum.
Endüstri üretimi kültür varlığı için medyaya güvenir. Kitlesel
iletişim araçları olmadan da varlığını sürdüremez. Ekran
teknolojileri, kısmen de olsa, tarihte görülmemiş bir şekilde,
endüstri üretimi kültürün mesajlarının eş zamanlı olarak
milyonlara ulaşmasını sağlamaktadır.
- Eğer daha çok anti-sosyal
yolları kullanan daha göreceli bir yaşantımız olmuş olsaydı,
çocuklarımıza zarar veren şeyler söylüyor ve yapıyor olsaydık,
çocuklarımıza söylediklerimizin aksini iddia etseydik, ve
eğer bu zihinsel yerleşmiş gelenekler sorgu dışı olduğu
için bu görecelilikle yaşamak zorunda olsaydık, çocuklarımıza
nasıl bir çevre sağlamış olurduk? Böyle bir durum tahmin
ettiğimizden çok daha fazla yardım ve birinin bizim mesajlarımızı
çok da fazla çocuklarımıza tekrarlamasını gerektirirdi.
Bunu istemekle birlikte, endüstri ürünü kültürü bir akıl
hastanesine kapatamayız. Fakat bizden ne isterse istesin,
bunu belirtmek zorundayız.
- Ekran teknolojileri, alışılmışın
dışında olan icatlardır. Onlar hali hazırda insanların temel
güdülerine hitap etmektedir. Cinsellik ve şiddet rahatlıkla
"satılır" çünkü insanoğlunun beyni erotik gösterimlere ve
korkutucu imajlara tepkide bulunmaya beyinlerinde derinden
bağlıdır. Ekran teknolojileri sadece,insanların düşünce
işlevlerine izleyicinin aslında düşünmeyi istediği seviyeye
getirmek için "kanca" takabilirler. Tek bir amaca hizmet
eden bu duyusal içerik karşı tarafın içini gıcıklayarak
temel beyinleri biraz olsun harekete geçirmektir. Bu yoldaki
teknolojiler dolayısıyla elektik süpürgesi, tost makinesi
ya da klima değildir. Dolayısıyla bizler, ekran teknolojilerini
hangi amaçla kullandığımızı yeniden gözden geçirmeliyiz.
- Toplumsal etkilenmeler, öncelikli
olarak kurumlar ve standartlardan doğru gelir ki bu kurumlar,okul,
kilise gibi toplumsal etkileşimin yoğun olduğu yerlerdir.
Bu tür yerlerde değerler çok fazla konuşulur, kültürel etkilenmelerden
daha çok bireysel etkilenmeler gündelik rutinler içerisinde
açıkça gözlenebilir. Bir müdür, öğretmen ya da federal mahkeme
yargıcı kendi profesyonel rolünde bireysel olarak hareket
edebilir, bununla birlikte aynı zamanda kurumun getirdiği
standart ve kuralları savunmak zorunda olduğundan bireysel
olmayan bir uzaklıkta etkileşimde bulunabilir. Bu sosyal
kurallar ve standartlar, bir döngü içinde, altta yatan kültürel
inanç sistemleri tarafından biçimlendirilir.
- Kültürel etkilenmeler toplumsal
ve bireysel etkilenmelerden daha sapkındır. Bir anlamda,
kültürel etkilenmeler havada gizli gibidir, bir kısmımızın
seyrek olarak dikkat ettiği şekilde, daima sunum halindedir,
güçlüdür çünkü kişilerin kendileri ve birbirleri hakkında
nasıl düşündükleri üzerinde olağanüstü güçlü bir etkiye
sahiptir.kültürel etkilenmeler bizim dünyaya ait içsel temsillerimiz
üzerinde son derece etkilidir. Bu içsel temsiller ya da
zihni modeller, derin varsayımlardan ve dünyayı nasıl anlayacağımızı
ve kendimizi nasıl konumlandıracağımızı belirleyen genellemelerden
oluşur. Zihni modeller hem birey hem de grup olarak kendi
kimliğimiz oluşturmamızda bir referans noktası işlevi görür.zihni
modellerle geleceği zihnimizde canlandırabiliriz.
- Artık daha fazla çevremizdeki
sosyal yapılanmaya, bizim mesajlarımızı çocuklarımıza tekrarlaması
için güvenemeyiz. Gerçekte, ebeveyn olarak karşılaştığımız
en büyük meydan okumalardan bir tanesi klonların birleştirilmesidir.
Örnek olarak, pek çok yerel okul sınıflarını arındırmaya
çalışmaktadır. Böyle yapmakla birlikte, bu okullar dolaylı
yoldan abur cubur benzeri gıdaların ya da şiddet içeren
video oyunlarının firmalarını her gün çocuklar tarafından
görünmesini sağlayacak şekilde kendi otoriteleri arasına
eklemektedirler. The National PTA, örnek olarak, "bir yüzyıldan
fazladır çocuk sağlığını desteklemekle" beraber, Coca-Cola
şirketini "onur sponsoru" olarak listesine almıştır. Bu
kararın arkasındaki düşünce ise, dışarıdan yarım amaçlı
gibi görünmekle birlikte, ebeveynleri engellemektedir.
- Ebeveynlik işinin tanımı
temel ihtiyaçları gidermekten fazlası olmuş, en iyi maddesel
şeyleri verme, çocuğun duygusal ve psikolojik ihtiyaçlarını
karşılama ve onlara kaliteli bir eğitim sağlama gibi özellikler
kazanmıştır. 1970'ler ve 1980'ler boyunca, çocuklarının
sosyalizasyonuna katılanlar, ebeveyn taslak listesinin bir
parçası olmaya başladılar. Bunun anlamı şudur ki, çocuklar
akranlarıyla oyun günleri yapmaya başladılar, daha büyükleri
kendi aralarında doğum günü partilerine, okul gezilerine,
spor aktivitelerine gittiler.
- Bugün, biz kendi ebeveynliğimizde
-yapılacaklar- listesine, çocuklarımız için en iyi okulu
bulma, bebekler ve okul öncesi çocuklar için en iyi bakımı
seçme, ilk çocukluktaki çocuklara okul sonrası ilgi gösterme,
10'lu yaşlarındaki çocukların okuldan sonra nerede olduklarından
emin olma gibi görevler ekliyoruz. Çocuklarımız korumak
için onlara cinsellikle ilgili bilgiler vermemiz gerekiyor.
Cinsel yolla bulaşan hastalıkların ortaya çıkışıyla beraber,
özellikle AIDS, ebeveynlerin endişeleri de artmıştır. Ekran
eğlencesinin pek çok değişik çeşidiyle beraber, bizim sorumluluklarımız
çocuklara televizyonun, videonun ve video oyunlarının kullanımıyla
ilgili açıklamalar yapmayı da içermeyi gerektirmiştir. Bilgisayarların
çoğalmasıyla birlikte, çocuklarımızın bilgisayar konusunda
uzman olması ve "geride kalmamaları" ihtiyacı doğmuştur.
Tüm bunlarla birlikte, çocuklarımızı pornografiden, siber
şiddetten uzak tutma sorumluluğu da oluşmuştur. ADD ve ADHD
deki artış ve bunlarla birlikte verilen tedavi amaçlı ilaçlar
nedeniyle, ebeveynler çocuklarında neyin ters gittiğini
öğrenebilmek için okulla ve otoritelerle birlikte çalışmak
zorunda kalmıştır.
- Saçma sapan tercihler bilinçsiz
olarak meydana gelebilmektedir. Örnek olarak, yorgun bir
günden sonra eve gelişte, çalışan ebeveynler çocuklarıyla
oynamak ya da ailece eğlenebilecekleri bir şeyler yapmak
için çok az enerjiye sahiptirler. Hazır, önceden paketlenmiş
eğlenceler yorgun ebeveynler tarafından iç rahatlatıcı bir
şekilde kabul edilir. ekran teknolojisinin bu şekilde kullanımı,
acıkmış ve da çıldırmış olan çocukları yorgun ebeveynlerden
uzak tutmaya yarıyor gibi gözükmektedir. Fakat bu ara süre
gerçekten bir illüzyondur. Bu bizim yaratıcı fikirlerimizin
kaynağının yeniden canlanması değildir ve çocuklarımız ve
biz için daha iyi bir gelecek sağlamaz. Dahası bu saçma
sapan bir tercihtir ki, bizim önce insancıllığımızı azaltır,
nihayetinde de ebeveynlik görevimizin daha da zor hale gelmesine
sebep olur.
- Saçma ihtiyaçlardan kaçınma,bu
saçma ihtiyaçlar bizim insancıllığımızdan ve çocuklarımızdan
uzaklaşmamıza sebep olduğundan beri, medya çağında iyi ebeveynlik
için yapılması ilk şeydir. Tercih yaparken içsel bir barometreye
sahip olmak önemlidir. Bu içsel barometre, net bir ebeveynlik
kimliğine sahip olmaktan gelebilir. Ebeveyn olarak kim olduğumuzu
bilmek, bizi tuzaklardan koruyacak ve bu deli çevreden uzaklaşmamızda
bize yardımcı olacaktır. "Ebeveynlik kimliği" ile ben, ebeveyn
olarak sizin değerlerinizden amaçlarınızdan ve hareketlerinizden
bahsediyorum. Biz kendi kararlarımızdan emin ve kararlı
olduğumuzda, endüstri ürünü kültürün getirdiği dilemmalarla
başa çıkmak için daha fazla enerji sahibi oluruz. Bir yere
saplanıp kalmak yerine, tekrar enerjiyle dolar, yüzleşmek
ve değiştirmek için hazır hale geliriz.
- Açık ebeveyn kimliğini sürdürmenin
kökensel tatmini aslında, çocuklarınıza sağladığınız modeldir.
Benliğin güçlü algısı, ebeveynsel önceliklerimizi aynı tutar,
bizim otoritemizi işler hale getirir ve başka bir yerde
ortaya koyamadığımız yaratıcılığımızı ebeveynliğimizde ortaya
koymamıza izin verir.

- 5 önemli nokta;
- 1. sevgi dolu ebeveyn-çocuk
bağı
- 2. zengin bir yaşam
- 3. hayal kurabilmek için
kapasite
- 4. yaratıcı dışa vurumlar
için yetenek
- 5. katkıda bulunan olarak
katılım
- Açık-net bir kimlikle ebeveynlik
için ise; 8 anahtar fikir, sizlere rehberlik edebilir. Bunlardan
hangisinin ebeveyn olarak net bir kimlik elde etmenize yardımcı
olduğu konusunda odaklanmanız gerekir;
- 1. yaşama çocuğunuzla birlikte
katılın
- 2. kendi derin ebeveyn sevginizle
bağınızı koruyun
- 3. özellikle stres altındayken,
merkezde ve tutarlı kalmaya gayret edin.
- 4. sınırları korumak için
kendi ebeveyn doğrularınızı tasdik edin.
- 5. derin bilginize güvenin,
güvenle hareket edin.
- 6. farklı olmaya cesaret
edin.uymamayı kabul edin.
- 7. değerlerinizi açıklamaya
zaman ayırın ver doğruluğunuz üzerinde bilinçli kararlar
alın.
- 8. kendiniz ve çocuğunuz
için-her gün beş yaşamsal temel insani ihtiyaç üzerine odaklanın.
- Zayıf bir ebeveyn-çocuk bağıyla
birlikte, ebeveyn otomatik olarak gelişen otoritesini kaybeder.
Çocuk ebeveynleriyle zaman geçirmek istemez, akranlarıyla
zaman geçirmek ister. Ebeveynler de bundan memnundur çünkü
çocuklarıyla ilişki kurmakta zorlanmaktadırlar. Fakat bu
ebeveynler sadece endüstri ürünü kültürün birer papağanı
olduklarını fark etmezler. Çocuk ve akranları zamanlarını
endüstri temelli fikirlere odaklanarak ve onlardan konuşarak
geçirirler. Ebeveyn kontrol ve etkilemesindeki bu değişimin
artışı, aşınmayı devam ettirecektir. Bu endüstri ürünü fikirler
çocuk için tanıdıktır, yürümeye başladığı dönemden beri
günde 4-5 saati bunlar geçmiştir. Benzer fikirleri paylaştığı
arkadaşlarıyla da bir araya gelmek, onlara yönelmek çocuk
için normaldir. Bilgide güveni ve rahatlığı bulan sadece
insandır. Ebevynler "bu medya etkisine" tepkisiz kaldıkça
ve çocuklarıyla beraber geçirdikleri zamanı az tuttukça,
çocuklarını akranlarının kollarına itmektedirler. Çocuklar
daima kim olduklarını ve nereye ait olduklarını bilmeyi
seçeceklerdir. Bugünlerde pek çoğu bu soruların cevaplarını
arkadaşlarında bulmaktadırlar.
- Bu senaryo, ebeveyn-çocuk
bağının giderek yıkıldığını gösterir. Biz bunu nasıl hafifletebiliriz
ya da zorbalığının girişinden nasıl kaçabiliriz? Bizler
kendimizi ciddi olarak ebeveyn olarak ele almalıyız ve ebeveyn-çocuk
bağının zorunlu olduğunu kabul etmeliyiz. Ayrıca çocuğun
stresini azaltmalıyız.
- Ebeveyn olarak medya çağında
görevimizin bir kısmı da, alan yaratıcısı olmaktır. Dikkat
dağıtan şeyleri engelleyebilir ve çocukla ebeveynin bir
şeyler paylaşacağı bir alan yaratabiliriz. Çocuğunuzla anlamlı
konuşmalar yapabilmenize yardımcı olacak yollardan bazıları
şunlardır;
- 1. kimse izlemiyorken televizyonu
kapatın.
- 2. oturun ve çocuğunuzun
da orada olacağını bildiğiniz bir odada on dakika bekleyin.
Hiç bir şey okumayın ya da yapmayın. Biraz zamanınızın olduğunu
söyleyin ancak yarıda da kesebilirsiniz.
- 3. çocuğunuzu kütüphane ya
da müze gibi karşılıklı ilgilerinizi paylaşabileceğiniz
bir yere davet edin. Bundan sonra düşüncelerini bir yemekte
ya da bir şeyler atıştırırken paylaşın.
- 4. sizin ve eşinin düzenli
olarak çocuklarla beraber zaman geçireceği aile ritueli
oluşturun.
- 5. hafta sonu için plan yapın,
Cuma akşamı, cumartesi öğleden sonrası ya da Pazar sabahı
gibi bir zaman dilimini kızın ya da oğlunuzla özel bir aktivite
yapmak için ayırın- birlikte uzun yürüyüşler, ev projesi
üzerinde birlikte çalışın, garajın temizlenmesi gibi, ya
da ev ödevlerini tartışın ya da yardım edin. Bu zaman dilimini
özel tutun ve çocuğunuzun da başka plan yapmasına izin vermeyin.
- insan olarak hata yapmamız
gayet doğaldır. Hiçbir ebeveyn mükemmel değildir. Kimsenin
de mükemmel bir ebeveyn olmayı beklememesi gerekir. Çocuğumuzla
iyi bir ilişkiye sahip olduğumuzda, bununla birlikte, yaptığımız
hatanın daha az sonucu olacaktır. Çocuklarımız hatalarımızı
idare edebilecek ve bizi affedebileceklerdir. Çocuklarımızla
sevgi dolu bir ilişkiye sahip olduğumuzda, çok fazla kitaptan
bir şeyler yapmaya çalışmamıza gerek yoktur. Sevgi nihai
öğreticidir. Onun rehberliğine izin vererek, bizler hem
çocuğumuzu hem de kendimizi daha iyi anlamanın yollarını
öğrenecek,geliştirecek ve büyüteceğiz.
- Çocuğunuzla aranızdaki bağı
kuvvetlendirmek için; her bir ebeveyn çocuklarıyla olan
bağı kuvvetlendirmek için değişik yöntemler bulacaklardır.
Aşağıda bahsedilenler ise, ebeveyn-çocuk bağını kuvvetlendirmeye
yarayabilir;
- 1. kendime zaman ayırmayı
ve çocuklarım için daha ulaşılabilir olmayı daha iyi buldum.
Böylelikle zamanımı kendi sağlığıma ve iyi olma halime harcadığımdan
emin olurum.
- 2. her gün çocuğumu ve beni
heyecanlandıran ve enerji sağlayan bir şeyler yaptığımdan
emin olurum.
- 3. her gün çocuğumla konuşmak
için düzenli olarak üç ya da dört ara zaman bırakırım.
- 4. çocuğum benimle konuşurken
kafamın başka şeylerle meşgul olduğunu fark edersem, bunu
itiraf ederim, başka bir zaman konuşmayı öneririm ya da
kendimi bulunduğum zamana getirmeye çalışırım.
- 5. ebeveynlerimin benimle
nasıl sevgi dolu bir bağ geliştirdiğiyle ilgilenirim. (
ya da pek de sevgi dolu olmayan bir bağ) ve kendi deneyimlerimden
doğru nasıl daha iyi bir ebeveyn olacağımı bulmaya çalışırım.
- 6. çocuğumla daha bilinçli
ve sevgi dolu bir ilişki kurabilmek için eşimden ve arkadaşlarımdan
geri bildirim vermelerini isterim.
- 7. çocuğuma onunla ne zaman
ve ne yaptığımızda daha keyifli zamanlar geçirdiğimizi sorarım.
- 8. dikkat dağıtıcı şeyleri
mümkün olduğu kadar minimumda tutmaya çalışırım, böylece
çocuğum kendisini bana karşı daha açık hisseder.
- kendilik farkındalığı ve
kendini anlamanın yapılanması her yaşta kuvvetlendirilebilir.
Bununla birlikte sekiz yaşından önce çocuğun pozitif kendilik
imajını oluşturması yolunda olması beklenir. Ancak bazı
ebeveynler bunu geç çocukluk ya da onlu yaşlarda,eğer negatif
kendilik içeriği oluşmaya başlamış gibi görünürse, yapmayı
tercih edebilirler. Ebeveynler için anahtar nokta, sorumluluklar
sağlamanın kritik önemini keşfetmektir. İç dünyayı keşfetmek
ve inşa etmek, dünyada varolmanın tüm yeni yollarını açar
ve diğerleriyle sağlıklı etkileşimde önemli iç görü sağlar.
Üç basit beceriyle çocukların içsel kendiliklerine odaklanmalarını
sağlayabiliriz, başlangıç "ben" kelimesiyledir, pozitif
kendilik imajının oluşturulması için gereklidir, "sen" ise
her birimizi için. Ebeveynler bu becerileri vurgulamada
kararlı olduklarında küçük mucizelerin de meydana geldiğini
gördüm: içe bakış, ilham ve bireysel (intrinsic) motivasyon.
- Ebeveynlerin içebakışı destekleyebilecekleri
bazı yollar vardır;
- 1. aile envanteri oluşturmak
için hafta sonundan bir gün ayırmak
- 2. "sessiz düşünmek" için
özel bir alan ayırmak
- 3. kimse izlemiyorken televizyonu
kapalı tutmak
- 4. "düşünce zincirleri" oluşturmak
- 5. "kendine..... hakkında
ne söylersin?" tarzı sorular sormak
- 6. "I see you to think about
a bit...." benzeri cümleler kurmak
- içebakış çocukların kendilerine
değer vermesini sağlarken, ilham fikirleriyle beraber gündeme
gelen yeteneklerine değer vermelerini sağlar. Kendinizi
ne zaman ilham gelmiş gibi hissettiniz? Bu bir soru borusunu
tamir etmeye çalışırken de olabilir. Değişimler kendilik
pozitif algısıyla da yakından ilişkilidir. Bir yapabilirim-yaptım
yorumu daha ileriye sıçrar ve başardığımız şey hakkında
kendimizi iyi hissederiz.
- İlham çocukların kendilerini
motive edebilmelerini sağlar. Keşfederkenki eğlence, başarıdaki
tatmin ve yaratıcıktaki şevk pek çok çocuğun kaybetmekten
üzüntü duyduğu şeylerdir- okulda ve evde-. Öğrenme deneyimindeki
bu niteliklere göre de, kişi içten gelen sebeplerle de motive
olabilir. Evet, dış ödüller bizim seçimlerimizi belirlemede
bir rol oynar. Çok az insan karşılığında bir ödeme olmaksızın
haftada kırk saat çalışır. Fakat çoğunluk da bu kırk saatin
bir şekilde onlar için anlamlı olmasını isterler. İçsel
olarak motive olduğumuzda hareketlerimizin bir anlamı ve
amacı olur.
- Taklitçi oyun genç çocukların
içsel imajları harekete dönüştürürken kullandıkları yöntemlerden
bir tanesidir. Değişik roller alarak, hareketlerin, tutumların
ve duygularun değişik imaj biçimlerinin içselleştirirler.
Çocuklar oynadığında, düşünceselliğin krallığına girerler,
artistlerin ve şairlerin dünyasının. Bu dünya onların evleridir.
Oyun deneyimleri sırasınca, çocuklar planlar ve organize
eder, tahimn eder ve ona göre davranır, risk alır, tepki
verir ve deneyimler. Bu tür deneyimlerin eksikliğinde, imaj
oluşturma bir bireysel seçim aktivitesi olarak meydana gelmez.
- Bizim endüstri ürünü kültürde,
bununla birlikte, ebeveynlerin hangi oyun türünü desteklemeleri
gerektiğini tam olarak belirtmemiz gerekir. Bu oyun türü
üretici oyun olarak bilinir. (generative)
- Hayal kurmanın iki farklı
biçimi vardır; kopyalama ya da üretme. Her birey her iki
kapasiteye de sahiptir. Bizler, diğerlerinin söylediği ya
da yaptıklarını kopyalayabilir ya da taklit edebiliriz.
Bu kulağa biraz argo gelebilir. Çoğumuz ebeveynlerimizin
şeyleri yapma biçimlerini taklit ederiz.bir arkadaşımızın
konuşma mimiklerini kullanabiliriz. Bu noktada insanoğlu
bir kopyalama makinesi gibidir.
- Endüstri ürünü imajlardan
günde dört beş sat alan bir çocuk üretici hayal kurmaya
dayanmaktan çok kopyalayıcı hayal kurmayı kullanacaktır.
Okul öncesi çocuklar, kendi favori kahramanlarını çok iyi
taklit ederler. Kopyalayıcı hayal kurmanın uzmanıdırlar,
replikleri çizgi filmin karakterleri kadar iyi ezbere söyleyebilirler,
televizyon karakterinin beden hareketlerini gayet iyi yaparlar
ve kolaylıkla oyunlarını bu gördükleriyle sınırlarlar.
- Kopyalayıcı oyunda:
- 1. davranış dışsal imajların
taklididir.
- 2. replikler TV gösterimlerinden
alınmıştır.
- 3. sadece endüstri ürünü
oyuncaklar kullanılır.
- 4. oyuncaklar hep aynı kalır
- 5. hafızasını televizyonda
gördüğünü kopyalamak ya da taklit etmek için kullanır.
- Üretici Oyunda ise;
- 1. çocuk dış dünyadan gelen
pek çok uyaranı süzerken ve onları eşsiz bir şekilde birleştirirken
yeni davranışlar ortaya çıkar.
- 2. kendi dialoğunu oluşturur,
yeni kelimeler üretir, şiirsel dili kullanır 3. ulaşılabilir
olan her şey oyunda kullanılır
- 4. oyuncaklar büyüsel özellikler
alır ve çocuk neyi taklit ederse o derece çok değişik şey
haline gelir.
- 5. TV, kitaplar ve yaşam
deneyimlerinden gelen imajlar yeni bir şeye, yaratıcı bir
oyun deneyimine dönüştürülmek üzere kullanılır.
- Çocuğun zihnine girmiş korkutucu
bir imajı silemezken, içsel olarak üretilmiş imajların ve
pozitif dışsal imajların negatifler kadar güçlü olduğunu
görebiliyoruz. Kitlesel iletişimde gösterilen tüm korkunç
görsel şiddete ve kötü haberler karşısında, insanların pozitif
imajlara doğru gittiğini ve öyle olmasını istemiyor gibi
gözükmesine rağmen pozitif duygular hissetmek istediğini
söylemek karşı sezgisel bir iddia olacaktır. Fakat bir kısım
bilimsel araştırma işaret etmektedir ki, insanlar gelecekte
pozitif beklentili imajlar geliştireceklerdir. Olumsuz,
korkunç,algısal imajlar dikkatimizi çekmektedir. Fakat ruhumuzu
beslemezler. Onlar, merakımızı çekerler ve beynimizi düşük
duyarlılıkta tutarlar. Olumlu imajlar, diğer taraftan, bizim
en yüksek amaçlarımız besler ve yaşanmalarını daha olası
kılar.
- İkinci olarak, çocuklar
olumsuz imajlara uzun süre maruz kaldıklarında, karakterlerle
özdeşleşmeye başlarlar. Doğal olarak onlara tutunurlar.
Küçük yaşlarda negatif imajlara uzun süre maruz kalmam,
hassas ergenlik yıllarında sıkıntı yaratabilmektedir. Bu
nedenle erken çocukluktan itibaren negatif imajların pozitif
imajlarla yer değiştirmesi gerekir, bu olumlu imajlar sayesinde
onlar da ileride olumlu duygular uyandıran olumlu imajları
seçeceklerdir. Dikkatinizi endüstri ürünü maniden uzaklaştırın
ve size yardımcı olacak olan doğal dünyaya çevirin.
- Bizim
endüstri ürünü kültürde, çoğu insan sıkılmış ve depresif
durumda, yaratıcıklarını kullanmak yerine,uyuşturucular,
cinsellik, alış-veriş arasında kendilerini hayatta hissetmeye
çalışıyorlar. Bağımlılık içine saklanmak, büyümek ve sorumlu
yaratıcılar olmak gereği duymuyoruz demektir. Bu biraz cesaret
gerektirir, büyümek için cesaret alır ve gerçekte kim olduğunuza
dönüşürsünüz. Fakat genişleyen kültür, tatminsizliği ilerletmektedir
ve durum böyleyken, yapmamız gereken tek doğru yaratmak
için duyduğumuz ihtiyaçlara derin bir saygı göstermek olabilir.
Eğer yaratıcı dışa vurumu önemli bir insan ihtiyacı olarak
görmüş olsaydık, muhtemelen bunu daha fazla yapıyor olurduk.
Endüstri temelli kültür çoğu insanı yüzeyselleştirdiğinden
beri, ki bu insana hiçbir zaman tatmin getirmez,saçma sapan
bir alışkanlık olan otomatik yaratıcı dışa vurumu gizleme
davranışı, bizim toplumumuzda insanın yaratma ihtiyacından
daha geçerli bir "norm" haline gelmiştir.
- Pek çok Amerikalı yetişkin
iş dünyasının arkasında insanın yaratma ihtiyacını unutmuş
durumdadır. Daha çok hapishane inşa edildikçe, daha çok
çocuk sokağa düştükçe, bizim toplumsal alt yapımız harap
oldukça, yaratıcılığımızı ortaya koymak için daha ciddi
bir şekilde sorumluluklarımıza sahip çıkmalıyız.
- "yaratıcı" kelimesinin neyi
temsil ettiği öznel olabilir, yaratıcı sürecin hareketidir
ve insan da böyledir. Bizler yaratmak için doğmuşuz, endüstri
temelli kültürde ise, çoğu ebeveyn yaratıcı süreci kullanmak
yerine iş yaşamının getirdiği yoğun/dolu zamanları yaşamaktadır.
Yeni formlar ya da yeni yollar yoktur, yeni çözümler geliştirmek
yerine, basmakalıp cevaplarla teselli bulurlar, fakat çoğu
da yaratıcı düşünmeye teşvik edilmekten büyük memnuniyet
duyarlar.
- Kendi yaratıcı dışavurumlarına
değer vermeleri için çocuklara yardım etmenin yolu, yaratıcılığın
dört birleşeni için onları yüreklendirmektir; akıcılık,
esneklik, orijinallik, ayrıntıcılık.
- Akıcılık; kısa bir zaman
zarfında pek çok düşünceyi toplayabilmektir. Beyin fırtınası,
çocukların akıcılık yeteneklerini kullanmaya başlamaları
için harika tekniklerden bir tanesidir. Bir aile buluşmasında,
evin bireylerinin ev işlerini nasıl paylaşacağını belirlemede
kullanabilir,ya da tatile nasıl gidileceğinin düşünülmesinde
beyin fırtınası yapılabilir. Tüm yaştaki çocuklar, ebeveynleri
söylenenleri kaydederken ya da beyaz bir tahtaya yazarken
fikirlerini söylemekten çok hoşlanırlar. Burada ortaya atılan
fikirlerle ilgili herhangi bir yargılama da yoktur. En önemlisi
eğlenmek ve herkesin fikrini tasdik etmektir.
- Esneklik; değişik perspektifleri
görebilme ve katı bir şekilde yapılacaklara takılmamadır.
Yaratıcı insanlar, esneklik konusunda şaşırtıcı bir kapasite
gösterirler. Eğer bir yöntem işe yaramazsa, diğerini rahatlıkla
deneyebilirler. Yaşantılarından, risk almaktan ya da başarısız
olmaktan korkmazlar. Esneklik, çocuklar yeni bir şeyler
denemek istediklerinde onların onaylaması yoluyla yüreklendirilebilir.
Örneğin, çocuk kabul ettiğinde, ve daha fazla lokantaya
girmemek için direnmediğinde şöyle diyebilirsiniz "son derece
esneksin, senin farklı şeyler deneme istekliliğini takdir
ediyorum"
- Orijinallik: genellikle orijinalliği
ayırt edebiliriz, fakat belirli bir tanım veremeyiz, çünkü
orijinalli de yaratıcılık gibi öznel bir kavramdır. Yine
de, gençlerin düşünme yollarından yüreklendirmek istediğimiz,
çocukların eşsizliğidir. "kalıbın dışında düşünmek" orijinalliğin
yaygın bir tanımıdır.
- Son birleşen olan ayrıntıcılık
ise, ayrıntıları seçme, ince düşünmeye zaman ayırma yaratıcı
düşüncede emin olunması gereken amaçlardan bir tanesidir.
- Yaratıcı aktivite olarak
televizyon seyretme: Eğer aşağıda belirtilmiş olanlar olsaydı
ne olurdu?
- 1. aileniz hep beraber favori
tv programını seyrediyorken önemli eleştiriler yapılmış
ve ondan sonra tartışılmış olsaydı?
- 2. bir show programı sırasında
televizyonun sesi kısılsaydı ve her birey hareket hakkındaki
kendi yorumlanabilir dialogunu yapsa ve bozsa?
- 3. aileniz televizyonun üzerine
bir battaniye koysa ve herkes sadece dinlese ardından hareket
hakkında kafasında canlandırdıklarını tartışsa?
- 4. çocuğunuz size izlediği
her program için yaratıcılığını nasıl arttırdığı konusunda
iki geçerli sebep gösterse?
- 5. reklamlar boyunca, çocuğunuza
sorsanız; bu reklam benim ne düşünmemi istiyor? Ne hissetmemi
istiyor?
- 6. çocuğunuzdan kamera dışında
neler olduğunu resmetmesini isteseniz?
- 7. çocuğunuzdan programda
neler olduğunu kelimeleri kullanmadan anlatmasını isteseniz?
- 8. reklamlarda sussanız ve
çocuğunuza daha sonra ne olacağını sorsanız?
- 9. aileniz eğitsel olanları
reklamlardan daha çok izlese?
- çocuğunuzun motivasyonunu
paylaşmasını desteklemenin etkili yolları:
- 1. duygu durumu yumuşak ve
atmosferi kısıtlayıcı olmayacak şekilde tutun.
- 2. "Vital Appreciation" la
ilgilenin
- 3. yaşamın dinamik yönlerini
tartışın.
- 4. kendi motivasyonunuzu
paylaşarak model olun.
- endüstri kökenli kültüre
tetikte/tedbirli kalın:
- 1. esnekliklerini geliştirmek
için çocukların ihtiyaçlarını onaylamak yerine, endüstri
kökenli kültür sayısız mesaj getirir ki bunlar dolaylı olarak
şunu söyler, "size tanımladığımız rahat/konforlu alanda
kalın. Ayın şeyleri yapmayı tekrar, tekrar sürdürün. Biz
size neyin zaman harcamaya değer olup olmadığını söyleyeceğiz.
Kendi gücünüz üzerine odaklanmanıza gerek yok."
- 2. onların ilişkisel gerçeklikleri
anlayacak yeteneklerini geliştirmek yerine, endüstri kökenli
kültür dolaylı olarak şunu tekrarlar; "başkalarını düşünme,
sadece kendini düşün. Bu "cool" olmanın yoludur. Kendine
odaklan, özellikle kendinin yüzeysel yanlarına. Saçın düzgün
yapılmış mı? üzerindeki kıyafetler doğru mu? Eğer bu tip
sorulara cevabın evetse, "iyi" ilişkiler de seni bulacaktır.
Diğerleriyle ilişki kurmak için kendi içsel kapasitene odaklanmana
ya da onu geliştirmeye çalışmana gerek yoktur."
- 3. kendisini diğerleriyle
paylaşmak için bir dürtü/uyarı sağlamak yerine, endüstri
kökenli kültür şunu tavsiye eder; başkaları gibi ol ama
kendin gibi olma. Senin biricik yeteneklerin ve biricik
varlığın ailen ve toplum için önemli değildir. Önemli olan
sana verilen imaja ne kadar uyabildiğindir. Eğer birine
bir şey verme ihtiyacı duyarsan, çoktan yapılmış, satın
alınmaya hazır şeyler mevcut. Onlar iyi ve arzu edilen şeylerdir
çünkü herkes aynı şeyi satın almak ve vermek ister."
|
|