|
NASIL EMPATİ
KURABİLİRİZ?
Hazırlayan Zeynep Şenkal
- Empati başkaların inançlarını,
arzularını ve özellikle de duygularını kendimizinkileri
empoze etmeden anlayabilmek, başkalarını "okuyabilmek" anlamına
gelir
- Dinleme ve empati diğer
insanlarla ilişki kurma yolunda önemli meziyetlerdir
- Çoğumuz günün %70'ini iletişim
kurarak geçiririz, bunun %45'i ise dinleyerek geçer.
- Hepimiz dinlenilmek isteriz,
görmezden gelinmek ya da yok farz edilmek küçük düşürücüdür.
- Dinlemek karşıdaki kişinin
sözcüklerini duymaktan daha öte bir şeydir. O kişinin vermek
istediği mesajı, içinde bulunduğu durumu ve duygularını
gerçekten anlamak ve kabul etmek anlamına gelir.
- Empati insanın kendisini
başkasının yerine koyarak onun hissettiklerini anlayabilmek
ve benzer şekilde içimizde hissedebilmek anlamına gelir.
Kızılderililerin de dediği gibi : "başkasının mokasenlerinde
1 mil yürümek".
Peki amaç nedir?
- Karşımızdaki kişiyle ilgilendiğimizi
ve onu anladığımızı gösterir, böylece bizimle konuşmaktan
hoşlanır ve bize daha çok açılırlar.
- Yanlış anladığımız bir durumda
kişiye yanlış edindiğimiz izlenimleri düzeltme hakkını vermiş
oluruz ve insanlar hakkında daha çok şey öğreniriz.
- Diyaloğu duygusal açıdan
daha önemli noktalara çekebiliriz.
- Dinlerken konuşan kişinin
olduğu gibi kabul edildiğini hissettirerek güvenini kazanır
ve bize daha yakın hissetmesini sağlamış oluruz.
- Sonuçta derin konulara girerek
kişi duygularını açar ve kendisine yönelerek kendisini keşfeder.
Bu anlamda da terapötik bir anlam kazanır
- Anlayabildiğimiz için öfke
ve iritasyonumuz da azalmış olur. Anlayabilmek affedebilmektir.
- Önyargılarımız azalır, herkesin
anlaşılabilir olduğunu fark ederiz.
- Anlamlı, daha yardımcı ve
samimi arkadaşlıklar kurarız
Bu yolda atılacak ilk adım
iyi ve aktif bir dinleyici olabilmektir:
- Aklınızda kalan yakın arkadaşlarınızı,
öğretmenlerinizi ve aile fertlerini bir düşünün. Sizin üzerinizde
etki bırakmış insanların kuvvetli dinleyiciler ve empati
yeteneklerini geliştirebilen insanlar olduklarını fark edeceksiniz.
- Maine Üniversitesi'nde bir
araştırmacı olan Dr. Marisue Pickering'e göre empatik dinleyenlerin
4 özelliği aşağıdaki gibidir:
- Kendi duygularını ve fikirlerini
diğerine yansıtmaya değil diğerine yönelmeye eğilimlidirler.
- Kendilerini korumaya ve
defansif davranmaya çalışmazlar. Bu şekilde karşıdaki
kişiye odaklanmak güçtür.
- Karşıdaki kişinin rollerini,
bakış açılarını ve deneyimlerini hayal etmeye çalışırlar,
kendi yaşantıları ile benzerlik kurmaya çalışmazlar.
- Bir eleştirmen gibi değil,
bir alıcı gibi dinlerler. Bir uzlaşma ve anlaşma sağlamaya
uğraşmazlar.
- Bu da ilk olarak diğer kişiyi
gerçekten merak etmeyi ikinci olarak ise dikkatli dinlemeyi
engelleyen bir takım bariyerlerden uzak durmakla olur. Bu
bariyerlere örnek vermek gerekirse:
- konuşanla kıyas içine
girmek (kim daha akıllı?vs.)
- konuşmacının aklından
geçenleri okumaya çalışmak (acaba aptal olduğumu mu düşünüyor
vs.)
- karşıdaki konuşurken kendisinin
bir sonraki adımda neler söyleyeceğini tahmin etmek
- konuşulanları ayıklayarak
dinlemek
- söylemleri henüz tamamlanmadan
yargılara varmak (örn: saçma, sıkıcı, aptalca vs.)
- kişi konuşurken hayallere
dalıp başka şeyler düşünmek
- konuşanı dinlemek yerine
kendi deneyimlerimizi hatırlamak
- konuşma tamamlanmadan vereceğimiz
öğütleri planlamak
- konuşmayı karşılıklı tartışılması
gereken entelektüel bir düzeye çekmeye çalışmak
- her zaman haklı olduğunuzu
ve dinlemeye ihtiyacınızın olmadığını düşünmek
- sohbet ne zaman ciddi
bir boyut alsa çabucak konu değiştirmek
- Sürekli aktif bir dinleyici
olmak kolay değildir, konsantrasyonumuzu ancak 15-20 dakika
sürdürebiliriz. Zaman zaman dikkatimiz dağılabilir, ancak
önemli olan konuya tekrar dönüp sorular sorarak netlik kazanmaktır.
- Şu soruları sormamız gerekir:
konuşan kişi kendisiyle ilgili ne düşünüp ne hissediyor?
Dünyayı nasıl görüyor?
- Ve son olarak sözcükleri
olduğu kadar yüz ifadesi ve beden dilini de "dinlemeliyiz".
Diğer bir deyişle satır aralarını da okumalıyız.
- İyi bir dinleyici konuşan
kişinin gözlerinin içine bakar, gülümseyerek destekler,
yukarıda bahsedilen bariyerlerden uzak kalıp anlamaya çalışarak
sırası geldiğinde kendi düşünce ve deneyimlerini de özgürce
paylaşır.
- İyice dinledikten sonraki
ikinci adım empatik yanıttır:
İyi bir dinleyici anladığını
belirtir tarzda uygun bir şekilde yanıt da vermelidir.
- İşte bu yanıt empatidir.
Üzgün olduğumuz zaman duygularımızı tarif etmek ve paylaşmak
için empati kurabilen bir insanla konuşma ihtiyacı duyarız.buna
göre empati kurabilen kişi karşısındakinin hareket ve koşullarına
değil duygularına odaklanmalıdır.
- Örneğin sevdiği kişiyi henüz
kaybetmiş birisine "nerede oldu", ne zaman oldu ya da nasıl
oldu gibi sorulardan ziyade "çok acı duyuyor olmalısın"
"kendini yalnız hissediyor olmalısın" şeklinde yanıtlar
verilebilir. Üzgün olduğumuz zaman sorunları çözmeden önce
duygularımızla başa çıkabiliyor olmalıyız.
- Karşınızdaki kişi size problemlerinin
detaylarını anlatırken siz de kendinizi daha çok konuşmak
ya da yorum yapmak zorundaymış gibi hissedebilirsiniz. Bu
ilgilendiğinizi gösterebildiğiniz sürece yersiz bir kaygıdır.
Birkaç kelime dahi buna yetecektir. Kişiye konuşmak için
olduğu kadar düşünmesi için de zaman tanımalısınız. Sessizliği
değerlendirmelisiniz.
- Empatik yanıtın doğruluğu
konuşan kişi yanıt verene kadar ölçülemez. Konuşan kişi
daima haklıdır. Sizin yorumunuz tüm psikoloji kitaplarına
göre doğru olabilir, ancak kişi sizin gözleminiz ya da yorumunuza
katılmadığı zaman empati skorunuz da düşük olacaktır. Onu
serbest bırakarak kendi içindeki kendi gerçeğini ve dolayısıyla
sorunları çözmesi için kendi gücünü kullanabilmesini sağlayabilmelisiniz.
Bu durum hem terapilerde hem de arkadaşlık ilişkilerinde
geçerlidir.
Empati ile sempatiyi karıştırmamak
gerekir. Sempati karşımızdaki kişinin olumsuz ve sıkıntı veren
duygularını paylaşmaya odaklıdır. Empati ise herhangi belirli
bir duygu ya da düşünceye yönelik değildir. Sempati aynı zamanda
kişinin duygu, düşünce ya da inançlarına bir ölçüde katılmak
ve onaylamayı da kapsar, empatide ise katılalım ya da katılmayalım
önemli olan şey anlamaktır.
Empati kuran kişi karşısındaki
kişinin dünyasının tamamına girebilirken, sempati duyan kişi
sadece onayladığı ve katıldığı , kendisine de dokunan kısmı
kadarına girebilir. Empatiyle yaklaşan kişinin verdiği yanıtlar
da daha derin ve kapsamlı olacaktır.
|