|
Öfke
ve öfke kontrolü
Öfke kontrolü ele almaya
odaklanmış bir duygudur
- Öfke tamamen normal sağlıklı
insanca bir duygudur
- Hepimiz zaman zaman öfke
duyarız
- Aşağılandığımızda, hatalarımız
yüzümüze vurulduğunda, kırıldığımızda veya haksızlığa uğradığımızda
sıklıkla öfkeleniriz. Bu
duygu dostumuz ya da düşmanımız olabilir, kontrol altına
alıp doğru bir şekilde yönlendirebildiğimiz sürece hayatımızda
pozitif bir rol oynar: ayakta kalmamıza, haksızlıklara karşı
savaşmaya, hayatımızda değişiklik zamanı geldiğini farketmemize
yardımcı olur.
- Öfkenin sonucu siddet olmamalı.
Öfke sadece bir duygudur, öfkelendiğimizde nasıl davranacağımız
ise tamamen bize bağlıdır. Önemli olan nasıl hissettiğimiz
değil nasıl tepki verdiğimizdir.
- Ev içi, iş yerinde şiddet,
boşanmalar, madde bağımlılığı öfkenin kontrol edilememesi
sonucu gelişebilecek olaylardan birkaç tanesi olarak sayılabilir.
- Günümüzde insanların altında
kaldıkları stres had safhadadır. Güvensizlik
ve aşırı iş yükü altında insanlar ezilmektedir. Kentsel
yaşama geçtikçe değişik kültürlerden insanlar çok çeşitli
koşullarda karşı karşıya gelmek zorunda kalmaktadırlar ve
bu da kolay değildir.
- Altta yatan öfkenin kaynağında
bazı önemli değerlerimizi etkileyen faktörlerin üzerinde
kontrolü kaybetme duygusu yatar. Bu değerlere örnek olarak
sevdiğimiz bir insan, onurumuz, bir yere zamanında varabilme,
para, eşitlik sayılabilir.
- Öfkelendiğimizde genellikle
bu duruma neyin sebebiyet verdiğini bildiğimizi düşünürüz.
Bizi eleştiren birisine, yolda arabayla yolumuzu kesen bir
sürücüye, patronomuza, hatta çoğu zaman kendimize yöneliriz.
Tehdit oluşturan faktöre yönlendirilmiş bir enerji patlamasının
bu sebebi alt edeceğini zannederiz. Ya da bu enerji patlamasının
hedefimize ulaşma yolunda önümüzde duran bariyeri kıracağını
düşünürüz. O anda sonuçlarını düşünmekten aciz olup sonunda
da bundan pişmanlık duyarız
- Fiziksel olarak saldırıya
uğradığımızda öfkenin bize karşılık vermek için enerji vermesi
olumlu olarak düşünülebilir. Ancak çoğu zaman yargımızı
bulutlandırır ve fazladan stres yaratır. Eğer öfke diğer
insanlara karşı aggressif bir tutum halini alırsa özellikle
sevdiklerimizle olan ilişkilerimiz geri dönüşümsüz bir şekilde
zedelenebilir.
- Uzamış ya da sık sık gelen
hafif öfke atakları ise kardiyovasküler problemlerin ve
kalp krizlerinin önemli bir nedenini oluşturur.
- Lise çağındaki bir grup gençte
yapılan araştırmada katılanların %33'ü : "Gerçekten öfkelendiğimde
hiçbir şekilde kendimi kontrol edemiyorum" seçeneğini işaretlemişlerdir;
bu grubun içindeki her 4 kişiden 3'ü ise bildirilmiş bir
kavgaya karışmışlardır.
- Bazı psikologlar lise çağındaki
çocuklarda öfkeden önce gelen hisleri tanımlamaya çalışmaktadırlar,
belki üzüntü belki de korku. Bunları kabul etmeleri zor
olmaktadır, ancak ancak bu aşamadan sonra arzuya bağlı olarak
öfkeden bahsedilebilir. Ne kadar öfkelenebilecekleri üzerinde
kontrole sahip olduklarını öğrenmek de bu çocuklar için
oldukça şaşırtıcı olmaktadır.
- Bazı insanlar ise öfke anında
bu duyguyu tamamen reddederek bastırırlar. Maalesef birikmiş
öfke de birçok duygusal ve fiziksel problemlere yol açar;
kendisini alaycı, iğneleyici, eleştirel yorumlarla, pasif
agresif davranışlarla gösterir. Öfkemizi görmezden gelerek
reddetme yolunu seçtiğimizde çok önemli bir mesajı da görmezden
geliyor olabiliriz: kendimizi savunmanın gerekliliği, bazı
durumlarda değişiklik yapma zamanının geldiği ve kendi adımıza
söz hakkına sahip olabilme yetileri vs..
- Bu iki yöntem de görüldüğü
gibi etkili olmamakla beraber, en iyi alternatif öfkemizle
nasıl başa çıkılabileceğimizin yollarını aramak olmalıdır.
Mevcut öfkenin yükünü azaltmak ve ardından gelen fiziksel
reaksiyonu önlemek açısından sakinleşmenin yollarını aramamız
gerekir. Bir kere sakinleşmek geri adım atıp neden öfkelendiğimize
bakmaya olanak tanır. Öfkelenmek için geçerli bir sebep
var mı? Eğer ki varsa duygularımızı daha sakin, daha etkili
bir şekilde diğerlerine ve kendimize daha saygılı bir şekilde
ifade edebiliriz.
- Çoğu zaman öfkelenmemize
neden olayları ve kişileri değiştiremediğimiz gib reaksiyonlarımızı
kontrol etmeyi öğrenebiliriz.
ÖFKE
NEDİR?
Öfkenin doğası:
- Öfke öfke alanında çalışmaları
olan Charles Spielberger adında bir psikoloğa göre "şiddeti
hafif iritasyondan şiddet ve başkaldırıya kadar değişen
emosyonel bir durum"dur. Diğer duygularda olduğu gibi bu
duruma fizyolojik ve biyolojik bir takım değişiklikler de
eşlik etmektedir: öfkelenince kalp atışlarımız hızlanır,
tansiyonumuz yükselir, adrenalin ve noradrenalin gibi enerji
hormonlarımızın düzeyleri yükselir.
- Hem eksternal hem de internal
olaylar öfkeye neden olabilir. Özellikle tek bir kişiye,
herhangi bir duruma (örn.trafikte olduğu gibi), ya da kişisel
olarak bizi rahatsız eden canımızı sıkan özel bir problemimize
öfkelenebiliriz. Başımızdan geçmiş travmatik olaylara ait
hatıralar da bu duygunun su yüzüne çıkmasına sebebiyet verebilir.
Öfkenin dışa vurumu
- Öfkenin ifade edilmesinde
dürtüsel ve doğal bir yol agresif davranmaktır. Tehlike
karşısında doğal ve adaptif bir yanıttır; saldırı halinde
savaşmak ve kendimizi savunmak için güçlü ve agresif duygu
ve tutumları ortaya çıkarır, öyleyse hayatımızın idamesi
için bir miktar öfke gereklidir.
- Ancak bizi sinirlendiren
herkese veya nesneye karşı da fiziksel anlamda tepki verebilmemiz
mümkün değildir. Yasalar, sosyal normlar ve mantığımız dahilinde
öfkenin bizi götürebileceği nokta sınırlıdır.
- İnsanlar öfkeli duygularıyla
başaçıkabilme yolunda bir takım bilinçli ve bilinçdışı bazı
süreçlerden faydalanmaktadırlar. Bu duygunun dışavurumunda
en sağlıklı yöntem ise aggressif değil etkili bir şekilde
ifade etmektir. Bunu başarmak için ise önce ilikle ihtiyaçlarımızın
ne olduğunu belirlemeyi, onları diğerlerini kırmadan nasıl
karşılayacağımızı öğrenmemiz gerekmektedir. Etkili olmak
demek iteleyici, baskıcı ya da talepkar olmak demek değildir,
kedimize ve başkalarına saygılı olmak anlamına gelmektedir.
- Öfke baskılanabilir, başka
bir forma çevrilip tekrardan yöneltilebilir. Bu durum öfkemizi
içimizde tutup, konu hakkında düşünmeye son verip pozitif
şeylere odaklandığımızda gerçekleşir. Burada amaç öfkenin
bastırılıp daha yapıcı bir davranışa çevrilmesidir. Bu tip
bir dışavurum ile ilgili tehlike ise öfkenin bir şekilde
dışarı ifade edilemeyip içe, kişinin kendisine yöneltmesidir
ki hipertansiyon ya da depresyonla sonuçlanabilir
- İfade edilmemiş öfke başka
sorunlara da yol açabilir, patolojik bir takım davranışlar
ortaya çıkabilir. Örneğin pasif agresif davranış, ya da
iğneleyici, hostil bir kişilik şeklinde kendini gösterir.
Diğerlerini sürekli küçümseyen, eleştiren ve iğneleyen insanlar
öfkelerini yapıcı bir şekilde ifade edemeyen insanlardır
ki başarılı ilişkiler yürütememelerine şaşmamak gerekir.
- Sonuç olarak söylenebilir
ki kendi iç dünyamızda sakinleşebiliriz. Bu sadece dışavuran
davranışı değil içsel yanıtlarımızı da kapsamaktadır. Kalp
atışlarımızı yavaşlatmalı, sakinleşmeli ve kabaran duyguların
sönmesine izin vermeliyiz. Dr.Spielberfger'in de dediği
gibi bu 3 teknik işe yaramadığı zaman birileri veya birşeyler
yaralanacaktır.
ÖFKE
KONTROLÜ
- Öfke kontrolünün amacı içimizde
büyüyen duyguları ve öfkenin yol açtığı fizyolojik dalgalanmayı
azaltmaktır. Çevremizde bizi kızdıran durumlar ya da insanlardan
kurtulamayız ve onları değiştirmemiz mümkün değildir. Fakat
tepkilerimizi kontrol edebiliriz
- İçimizdeki öfke duygularını,
öfkeye olan yatkınlığımızı ve de bununla ne derece başaçıkabildiğimizi
ölçen birtakım psikolojik testler vardır. Bu konuyla ilgili
bir problemimizin olduğunun farkında olmak da adım atma
yolunda bir avantajdır
Niçin bazı insanlar diğerlerine
göre daha öfkelidir?
- Öfke kontrolü konusunda
uzman olan Jerry Deffenbacher'e göre, bazı insanlar ortalama
kişilere göre daha çabuk ve daha kolay öfkeleniyorlar ve
bu duyguyu daha yoğun yaşıyorlar. Bir takım insanlar ise
öfkelerini belli etmeyip kronik olarak daha irritabl ve
tetikte görünürler. Kolay öfkelenenler her zaman ortalıkta
birşeyler fırlatmayabilirler, sosyal olarak çekilebilir
ya da fiziksel olarak hastalanabilirler.
- Bazı psikologlara göre kolay
öfkelenbilen insanların kızdırılmaya karşı toleransları
düşüktür. Bu kişiler kızdırılmaya, güvensizliğe gelemezler.
Özellikle de haksız yere eleştirilmeye, küçük bir hata için
düzeltilmeye tahammülleri yoktur.
- Peki insanları bu hale getiren
nedir? Birçok faktör rol oynar. Sebeplerden birisi genetik
veya fizyolojik olabilir. Birtakım kanıtlar gösteriyor ki
bazı çocuklar daha doğuştan gergin, hassas ve öfkelenmeye
meyilli olabiliyorlar ve çok erken yaşta belirti veriyorlar.
Diğer bir sebep ise sosyokültüreldir. Öfke toplum tarafından
negatif bir yönde değerlendirilir. Kaygılarımızı, depresyonumuzu
belli edebiliriz ama bu durum öfke için geçerli değildir.
Sonuç olarak da bu duyguyu yapıcı bir yönde kanalize etmeyi
öğrenemeyiz.
- Araştırmalar gösteriyor ki
aile geçmişinin de rolu olmaktadır. Çabuk öfkelenen insanların
ailelerine bakıldığında tipik olarak yıkıcı, kaotik ve duygusal
iletişim konusunda zayıf oldukları görülmektedir.
- Psikologların içimizdeki
her birikimi belli etmenin ve içimizi boşaltmanın doğru
olmadığını ve tehlikeli olduğunu söylemektedirler. Birçok
insan bu kuralı diğerlerini incitmek için adeta bir mazeret
gibi kullanmaktadırlar.
Relaksasyon:
Denenebilecek bazı
basit adımlar:
- Diafragmayı kullanarak derin
nefes alıp verin
- o "Rahatla" "gevşemeye çalış"
gibi kelimeleri içinizden yavaş yavaş tekrarlayın
- Hafızanızı ya da anılarınızdan
faydalanarak rahatlatıcı, sizin için hoş olan bir anı gözünüzün
önünde canlandırın
- Yavaş yavaş yoga benzeri
egzersizler de kaslarınızı rahatlatacaktır
- o Bu teknikleri hergün uygulayın,
gergin durumlarda otomatik olarak kullanmayı öğrenin
Bilişsel Yeniden Şekillendirme
- Bu ifade düşünme biçimimizi
değiştirmek anlamına gelir. Öfkeli insanlar altta yatan
düşüncelerini yansıtacak biçimde patlayıcı tarzda, küfürlü
konuşmaya yatkındırlar. Öfkelendiklerinde abartılı bir biçimde
düşünür, olayları dramatize ederler. Bu düşünceleri daha
rasyonel olanlarla değiştirmek gerekir. Örneğin "herşey
mahvoldu, herşey berbat" demek yerine "çok sinir bozucu
bir durum, üzülüyor olmam gayet anlaşılabilir bir tepki
fakat dünyanın sonu değil ve öfkelenmek de hiçbir çözüm
getirmeyecek" diye düşünmek daha doğru olacaktır
- Kendinizden ya da başkasından
bahsederken "asla" , "daima" demekten kaçının. "Bu !@% makine
zaten asla çalışmaz" veya "Herzaman herşeyi unutuyorsun"
gibi cümleler uygun olmadıkları gibi öfkeyi destekler ve
onaylar, sorun çözülemez bir hal alır. Çözüm üretmek için
sizinle çalışmaya istekli insanları dahi yabancılaştırır
ve aşağılar
- Öfkelenmenin sorunlara çözüm
getirmediğini, daha iyi hissetmenizi sağlamayacağını tam
tersi daha kötü hissettireceğini kendinize hatırlatın.
- Mantık öfkeden daima üstündür;
çünkü öfke haklı yere bile olsa kolaylıkla irrasyonel bir
hale gelebilir. Bu yüzden mantığınızı acımasızca kullanabilirsiniz.
Bütün dünyanın size karşı olmadığını, sadece gündelik hayatın
bazı pürüzleriyle uğraştığınızı kendinize hatırlatın. Bu
düşünce daha dengeli bir perspektif kazandıracaktır. Öfkeli
insanlartalepkar olurlar: adalet, takdir edilme, onaylanma,
işlerin kendi yntemleriyle yürütülmesi ,vs. Tüm bunları
herkes ister, elde edemediğimizde hepimiz incinir hayal
kırıklığına uğrarız. Fakat öfkeli kişiler talepte bulunurlar,
karşılanmadığında ise hayal kırıklığı öfkeye dönüşür. Yeniden
şekillendirmenin bir parçası olarak bu insanların talepkar
yapılarının farkında olmaları , beklentilerini özleme çevirmeleri
gerekir. "istiyorum", sahip olmalıyım" gibi cümleler kurmak
yerine "isterdim"demek daha sağlıklıdır. İstediğinizi elde
edemediğinizde kızgınlık ya da hayal kırıklıkları gibi normal
reaksiyonları yaşayacaksınız.
Problem Çözme
- Bazen kızgınlık ve öfkeniz
gerçek ve kaçınılmaz sorunlardan doğal olarak kaynaklanabilir.
Her sorunun bir çözümü olduğu yönündeki kültürel inanış
da çözüm üretemediğiniz zaman duygularınızı körükler. Böyle
bir durumla karşı karşıya kaldığınızda yapmanız gereken
çözüm bulmak değil, bu sorunla nsaıl başa çıkacağınızın
ve yüzleşeceğinizin yollarını aramak olmalıdır.
- Bir plan yapın ve bu yolda
ilerleyişinizi kontrol edin. Elinizden gelenin en iyisini
yapmaya hazır olun fakat yanıtları hemen bulamadığınızda
kendinizi cezalandırmayın. Sabrınızı yitirmeyin.
Daha iyi iletişim
- · Öfkeli insanlar hemen
sonuç isterler ve bu acalecilikle ulaştıkları sorunların
bazıları uygunsuz olur. Hararetli bir tartışma esnasında
yapılacak ilk şey yavaşlayıp yanıtlarınızıgözden geçirmek
olmalıdır. Aynı zamanda karşınızdakini dikkatli bir şekilde
dinleyip yanıtlamadan önce zaman kazanın.
- Aynı zamanda öfkenin altında
yatan şeyi de dinleyin. Örneğin bir miktar özgürlüğünüze
ve kendinize ait zamana önem veren bir insansınız ve değer
verdiğiniz partneriniz sizden daha çok yakınlık ve ilgi
bekliyor. Size aktiviteleriniz hakkında söylenmeye o kişiyi
bir gardiyan, yük ya da boğazınıza sarılmış bir albatros
gibi görmeyin
- Eleştirildiğinizde savunmacı
davranmanız doğaldır ancak karşı saldırıya geçmeyin. Kelimelerin
altında yatan anlamı dinleyin. Kişi kendisini itilmiş sevgisiz
kalmış gibi hissediyor olabilir. Tartışmanın kotrolden çıkmasını
engelleyin. Soğukkanlılığı korumak sonuçta yaşanacak bir
felaketi engelleyecektir
Mizah
- Mizahı kullanarak bazı yöntemlerle
hiddetinizi bastırabilirsiniz. Öncelikle daha dengeli bir
perspektif kazanmanızı sağlayacaktır. Birisine öfkelendiğinizde
ona lakaplar taktığınızda o kişiyi o şekilde gözünüzün önünde
canlandırmaya çalışın. İş arkadaşınıza içinizden "tek hücreli
yaratık" demek geliyorsa, onu hergün işe gelip giden toplantılara
katılan bir emip gibi hayal edebilirsiniz. Başka bir insanla
ilgili de ne zaman aklınıza bir tabir gelirse bu yntemi
uygulayın. Gerginliğinizinçözülmesinde çok işe yarayacaktır.
- Dr.Deffenbacher'a göre öfkeli
kişilerin vermeye çalıştıkları mesaj "işler benim yöntemlerimle
yürümeli" dir. Bu kişiler kendilerinin her zaman doğru olduklarına
inanırlar ve önlerinde durmak onlara yapılmış çok büyük
bir saygısızlıktır, bu durumda asla kalmamaları gerekmektedir;
belki başkaları ama asla onlar değil!!
- Öfke anında kendinizi tanrı/tanrıça
gibi gözünüzün önüne getirin, yüce güç, sokaklara, dükkanlara
iş yerlerine sahip vs. Daha da ayrıntılandırdığınızda ne
kadar mantıksız olduğunuzun, ne kadar önemsiz şeylerin sizi
öfkelendirebildiğinin farkına varacaksınız. Mizah yolu ile
ilgili diikkat edilmesi gereken iki nokta vardır. Birincisi,
problemlerinize sadece gülüp geçmeye çalışmayın. Bu yolu
onlarla daha yapıcı bir şekilde yüzleşmek için kullanın.
İkincisi ise bunu alaycı, iğneleyici bir şekilde yapmayın
çünkü bu da öfke ifadesinin bir başka sağlıksız bir formudur.
- Bu tekniklerdeki ortak nokta
kendinizi aşırı ciddiye almaktan kaçınmaktır. Öfke ciddi
bir duygudur fakat çoğu zaman incelendiğinde sizi güldürebilecek
fikirleri de beraberinde taşır.
Ortam Değişimi
- Bazen sizi irite eden ve
kızdıran kendi küçük çevrenizdir. Problemler ve sorumluluklar
üzerinize yıkılabilir, "tuzağa" düşürülmüş gibi hissetmenize
yol açabilir ve bu tuzağı oluşturanlara öfke duyabilirsiniz.
- Kendinize zaman ayırın. Gün
içinde programlı olarak ayırdığınız özellikle stresli olduğunuzu
bildiğiniz zamanınız olsun. Buna bir örnek çalışan bir anne
eve geldiğinde ilk 15 dakika ev yanmadığı sürece kimse anneye
tek kelime söylemez. Bu kısa zaman atlatıldıktan sonra çocukların
taleplerine onlara patlamadan yanıt verebilir.
İşlerinizi kolaylaştırabilecek
birkaç ipucu
- Zamanlama: Eşinizle akşamları
tartıştığınızda kavga ile sonuçlanıyorsa-belki yorgunluktan
belki de alışkanlık- önemli konuları konuşmak için başka
bir zaman seçin
- Kaçınma: Çocuğunuzun odasına
her girdiğinizde dağınıklık sizi öfkelendiriyorsa kapıyı
kapatın. Sizi öfkelendiren konulara özellikle yönelmeyin.
"Çocuğum odasını temizlesin ki ben de kızmayayım" diye düşünmeyin,
önemli olan nokta kendinizi sakinleştirebilmektir.
- Alternatifler bulma: Trafikteki
günlük rotanız sizi geriyorsa, başka bir yolu deneyin. Ya
da otobüsü, başka bir ulaşım aracını deneyin
Yardıma ihtiyacınız var mı?
- Eğer öfkeniz kontrolden
çıkıyor, ilişkilerinizi ve hayatınızın önemli noktalarını
etkiliyorsa yardım alabilirsiniz. Düşünme şekli ve davranışlarınızı
değiştirmek için teknikler geliştirmek yolunda bir psikologla
ya da psikiyatristle birlikte çalışabilirsiniz.
Unutmayın ki öfkeyi hayatınızdan
söküp atamazsınız, atabilsek güzel olurdu. Tüm çabalarınıza
rağmen sizi öfkelendirecek olaylar olacaktır, bunu değiştiremezsiniz.
Fakat bu tip olayların sizi ne kadar nasıl etkilediğini değiştirebilirsiniz.
Öfkeli yanıtlarınızı kontrol etmek uzun vadede daha da mutsuz
olmanızı engelleyecektir...
"Öfkeyle
kalkan zararla oturur"
Hazırlayan
Z.Şenkal
|