|
O ÇOCUKLAR NEREYE GİTTİ?
Meleknur Soylu, Prof.Dr. Kemal Sayar
Şüphesiz
ki günümüzde çocuklar artık daha çok imkana sahip. Eski dönemlerde yeteri
kadar beslenemeyen, eğitim göremeyen ve daha az önemsenen çocukların yerini
günümüzde el üstünde tutulan, en güzel oyuncakların alınıp, en iyi okullara
gönderildiği 'modern çocuklar' aldı. Kaydedilen bu ilerlemede daha bilinçli
anne-babaların rolü büyük.
Tüm bu olumlu gelişmeler, çocukları rekabetin daha yoğun yaşandığı günümüz
dünyasına hazırlıyor. Daha bilgili, daha zeki ve daha donanımlı olarak
yetişen bu çocuklar ailelerin rehberliğinde bebekliklerinden itibaren
eğitim almaya başlar. Fakat tabloya daha yakından baktığımızda ailelerin
bu durumdan pek de memnun olmadığını görüyoruz. Sanılanın aksine sağlanan
tüm bu imkanlara rağmen çocuklar daha mutsuz.
İngiltere'de 2006 yılında içlerinde baş piskoposun da bulunduğu çok sayıda
uzman, 'modern hayat çocuklar arasında daha fazla depresyona yol açıyor'
(Abbs ve ark.) başlığı adı altında ortak bir bildiri yayınladılar. Sebepler
arasında ise modernizmin getirdiği bireysellik ve güvenlik korkusu olan
obsesif kültürlerin olduğu görülüyor. Çocuklar artık çocukluklarını yaşayamaz
duruma geldi. Kendi çocukluklarıyla kıyaslayınca ebeveynler durumu daha
iyi anlasa gerek.
Eskiden çocuklar günün büyük bir kısmında (başlarına ciddi birşey gelmediği
sürece) sokakta olurlardı. Özgürce oynanan oyunlar, keşfedilen küçük dünyalar
ve kimi zaman edilen kavgalarıyla çocuklar yeni deneyimler kazanır ve
hayata kendilerini farkında olmadan hazırlardı. Günümüzde ise okuldan
kursa, kurstan eve gelen; evde de sürekli televizyon ve bilgisayar başında
sanal dünyaları keşfeden yapay dünyanın gerçeklikten uzak çocukları bulunuyor.
Modern yaşamın kaygı verici sonuçlardan biri olan doğa eksikliği bozukluğu
(nature deficit disorder) ekran bağımlısı çocuklarda görülüyor. Modern
hayat çoğunlukla görsel duyuları kullandığı için (TV, bilgisayar ekranı)
diğer duyular köreliyor. Bu durum çocukların kendilerine yabancılaşmaları
nedeniyle hislerinde azalmaya, dikkat bozukluğuna ve yüksek oranda fiziksel
ve duygusal hastalıklara sebep oluyor (Louv, 2005).
Çocuklar için tüm bu yapılandırılmış ve özgürlükten uzak zamanlar, onları
yaratıcılıktan uzak olan dar bir alana hapsediyor. Güvenlik (ya da güvensizlik)
takıntısı olan ebeveynler bu durumdan oldukça memnun. Çünkü herşey tam
onların istedikleri gibi: kontrol altında!
Psikolog David Elkind'e göre çocukların doğuştan gelen merak, yaratıcılık
ve hayal güçleri bizim oluşturduğumuz yüksek teknolojik ve ticari dünyanın
yanında sönük kalıyor. Oyunun gücü, herkesin ulaşabileceği bol çeşidi
olan yapay oyuncaklar tarafından yok ediliyor. Ve mutsuz çocuklar daha
da mutsuz oluyor sonrada uyumsuz davranışları olan sorunlu ergenler haline
geliyorlar. Yapılan araştırmalar bu ergenlerin diğerlerine göre daha çok
alkol tükettiğini, uyuşturucu kullandığını, yaşına uygun olmayan cinsel
davranışlara sahip olduğunu ve kavgaya karıştığını gösteriyor (Margo,
2006).
Peki ailelerin ne yapması gerekiyor?
Aile ile birlikte zaman geçirmek çocukların ruhsal gelişimi için son
derece mühimdir. Sevgi, merhamet, saygı gibi soyut kavramlar ilk anne-babadan
öğrenilir. Bu sebeple ebeveynler çocuklarının merak ettikleri ya da ihtiyaç
duydukları bu kavramları kendi aile değerlerine göre çocuğa vermelidir.
Aile her zaman öncelikli olmalıdır. Sosyal ilişkilerin fakirleştiği günümüz
yaşantısında çocuklarla birlikte aile olarak vakit geçirmek, en az eğitim,
sosyal aktivite ya da diğer etkinlikler kadar önemlidir.
Aşırı korumacı olmak ve çocuğu yerine herşeyi düşünmek sanılanın aksine
çocukların gelişimi için zarar vericidir. Onları daima birine bağımlı,
kendine güvenmeyen ve sorunlarla başetme becerisi olmayan bir bireye dönüştürür.
Aileler çocuklarına güvenmeli ve onlara kendi kararlarını verirken fırsat
tanımalıdır. Elbette bu demek değildir ki onları tek başlarına başıboş
bırakmalı; ebeveynlere düşen görev çocukları geleceklerine hazırlamak
ve onlara gerektiği yerde ve gerektiği şekilde yol göstermektir.
Kaynaklar: Abbs, P., et al. (13 September 2006) 'Modern
life leads to more depression among children', London: Daily Telegraph.
Elkind, D. (2007). The Power of Play: How Imaginative, Spontaneous Activities
lead to Healthier and Happier Children, Cambridge: Da Capo Lifelong Books.
Guldberg, H. (2009). Reclaiming Childhood : Freedom and Play in an Age
of Fear, Oxon: Taylor & Francis Routledge. Louv, Richard. (2005) Last
Child in the Woods: Saving Our Children from Nature-Deficit Disorder (Paperback
edition). Algonquin Books. Margo, J., et al. (2006) Freedom's Orphans:
Raising Youth in a Changing World, London: IPPR.
|